cssmenu
yataradsenseust

 
solsutun

 

yanadsense

blogamakule

 

Son Eklenen Fotoğraf
pc net dergisi

İçerik Ortaklarımız

Ana Sayfa > Yazarlarımız > Yrd.Doç. M. Zeki Ilgar > LİSE ÖĞRENCİLERİNDE MATEMATİK KAYGISI
yatayadsensek
LİSE ÖĞRENCİLERİNDE MATEMATİK KAYGISI

M.Zeki ILGAR * Neslihan UYANIK* * İsmet YILDIZ***



Özet
,
Bu çalışmada lise öğrencilerinin matematik kaygılarının; cinsiyet, lise türü , yerleşim birimi, anne öğrenim düzeyi, algılanan anne tutumu, baba öğrenim düzeyi ve algılanan baba tutumu gibi değişkenlere bağlı olarak nasıl etkilendiği araştırılmıştır.
Araştırmanın örneklemi, Erzurum il merkezinde bulunan beş farklı lise türünde öğrenim gören 95 kız ve 226 erkek öğrenci olmak üzere toplam 321 öğrenciden meydana gelmiştir.
Araştırmada, Erol tarafından geliştirilen Matematik Kaygısı Ölçeği ile Ilgar tarafından geliştirilen Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Ölçek, lise 1., 2., 3 sınıflarında öğrenim gören öğrencilere sınıf ortamında gruplar halinde araştırmacılar gözetiminde uygulanmıştır. Ölçek ile elde edilen veriler, bilgisayardan SPSS programıyla değerlendirilmiştir.
Araştırma sonucunda matematik kaygısı ile ilgili olarak; cinsiyet ve anne öğrenim durumunun etkili olmadığı buna karşılık lise türü, yerleşim yeri, anne ve babanın tutumu ile babanın öğrenim durumunun etkili olduğu ortaya çıkmıştır.

Abstract

In this study, it was examined how mathematics apprehensions of high school students were influenced, depending on some variables such as, type of high school, settlement unit, education level of mother, mothers attitude perceived, education level of father and fathers attitude perceived.
Total 321 students, 95 girls and 226 boys, receiving education 5 different type of high school in Erzurum city centre consist of the context of the research.
Mathematics Apprehension scale developed by Erol and Personal Information Form developed by llgar were used in the research.
These scales were applied to the 1st, 2nd and 3th class students in class medium in the way of groups under the supervision of the researchers. The data obtained by means of the scales were evaluated by SPSS program.
In the result of the research, interms of mathematics apprehension, it became apperent that sex and level of mother education didnt affect, however, type of high school , the settlement place, attitude of mother father and level of fathers education became effective.


Giriş

İnsanoğlu bilgi üretebilen ve bilgiye gereksinimi olan bir varlık olma özelliğine sahip tek varlıktır. Bilgi gereksinimi olan alanlar arasında matematik önemli bir alan olarak yıllardır ilk sırada olma özelliğini korumaktadır[1].
Günümüzde matematik, ardışık soyutlama ve genellemeler süreci olarak geliştirilen yapılar ve bağıntılardan oluşan bir sistem olarak görülmektedir.[2]. Bu tanımdan da anlaşılacağı gibi matematik, sistematik bir yapıya sahip olduğundan sistematik bilgi özelliği taşımaktadır. Bireylerin zihinsel yapılarının bu sistematik bilgiye gereksinimi vardır. Çünkü bu sistematik bilgi sayesinde sağlıklı zihinsel aktiviteler gerçekleştirilebilir. Araştırma ve gözlem sonuçları ülkemizde matematik öğretimi alanında bir tıkanıklık olduğunu ortaya koymaktadır. Son yıllarda yapılan üniversite seçme ve yerleştirme sınavı genel sonuçlarına göre matematik sorularının doğru cevaplanmasında Türkiye ortalaması bu konuda önemli bir ölçüt niteliğindedir


*Yrd.Doç.Dr. Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Eğt. Fak. Eğitim Bilimleri Bölümü-ERZURUM
* *Arş.Gör, Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Eğt. Fak. Mat.Eğitimi Bölümü-ERZURUM
***Doç.Dr.19 Mayıs Üniversitesi Fen-Edebiyat Fak. Matematik Bölümü-ORDU
.




Ülkemizde eğitimin kalitesini yükseltebilmek için baştan nitelikli öğretmen yetiştirme olmak üzere eğitim sisteminin yeniden yapılandırılması gerekmektedir. Bireyler arasındaki öğrenme farklılıklarını kaynaklarından biri de öğrencilerin ilgili alana ait duyuşsal özelliklerdendir. Öğrenmede bireyler arasındaki değişkenliğin, yaklaşık olarak dörtte biri öğrenenlerin duyuşsal özelliklerinden, dörtte biri de zihinsel ve duyuşsal olmayan faktörlerden kaynaklanmaktadır.[2].

Problem
Lise öğrencilerinin matematik kaygı düzeyleri ile cinsiyet, lise türü, yerleşim yeri, annenin öğrenim durumu, anne tutumu, babanın öğrenim durumu ve baba tutumu arasında ilişki var mıdır?
Matematik dersine karşı ilköğretim kurumlarında başlayan ancak lise yıllarında şekillenen kaygı üzerinde durulması gereken bir etken olarak görülmektedir.


Amaç
Bu çalışmada, matematik kaygısının bazı değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Böylece matematik dersine karşı öğrencilerde oluşan olumsuz duygu ve tutumların nedenleri konusunda yeni bilgilere ulaşılacaktır.
Önem
Matematiksel bilgi, günlük yaşamda karşılaşılan problemleri çözmede başvurulan sayma, hesaplama, ölçme-çizme işlemlerini yapmak ve bazı sembolleri kullanarak mantıklı düşünce ile dünyaya açılıp yaşam ufkunu genişletebilmek açısından bazı becerilerin kazanılmasında oldukça önemlidir. Bu yüzden eğitimde özel olarak üzerinde durulması gereken matematik dersinin öğretiminde bilişsel ve duyuşsal giriş davranışlarına önem verilmelidir. Bu açıdan matematik kaygısının oluşumu ve azaltılması konusunda yapılacak araştırmalara ihtiyaç vardır. Matematik kaygısı , derse karşı olumsuz duyguların oluşmasına yol açmakta ve bunun sonucunda da öğrenciler matematik dersinde işlenen konuları anlamada güçlük çekerek başarısız olmaktadırlar.
Şen ve Çeliktürk(1996) yaptıkları araştırmada; kız ve erkek öğrencilerin matematik dersinde başarısız olmalarının sebebi olarak dersi sevmemeyi, dersi derste dinlememeyi ve evde tekrar yapmamayı gösterdiklerini ortaya koymuşlardır[5]. Matematik, uluslar arası düzeyde bir uygulama alanına sahip olduğu için eğitimde de özel bir öneme sahiptir. Matematik çalışmaları, insanlık tarihi kadar eski olup asırlardır insan kültürü üzerinde bıraktığı etki, derin ve karmaşıktır[4].

Hipotezler
1. Bireylerde matematik kaygısı ile cinsiyet arasında bir ilişki mevcut olup, kız öğrencilerde matematik kaygı düzeyi yüksek olacaktır.
2. Bireylerde matematik kaygı düzeyi ile lise türü arasında ilişki var ve mesleki liselerde kaygı düzeyi daha yüksek olacaktır.
3. Bireylerin matematik kaygısı ile yerleşim yeri arasında yakın bir ilişki olup, taşrada bu kaygı düzeyi yüksek olacaktır.
4. Bireylerin matematik kaygı düzeyi ile annenin öğrenim durumu arasında bir ilişki var ve düşük öğrenim düzeyine sahip annelerin çocuklarında bu kaygı düzeyi daha yüksek olacaktır.
5. Bireylerin matematik kaygısı ile algılanan anne tutumu arasında yakın bir ilişki mevcut olup, bu kaygı düzeyi demokratik tutumlu olarak algılanan annelerin çocuklarında düşük olacaktır.
6. Bireylerin matematik kaygı düzeyi ile babanın öğrenim durumu arasında bir ilişki var ve düşük öğrenim düzeyine sahip babaların çocuklarında bu kaygı düzeyi daha yüksek olacaktır.
7. Bireylerin matematik kaygısı ile algılanan baba tutumu arasında bir ilişki mevcut olup bu kaygı düzeyi, demokratik tutumlu olarak algılanan babaların çocuklarında düşük olacaktır.

Yöntem

a. Örneklem

Araştırmanın örneklemini, Erzurum il merkezinde bulunan beş ayrı lise türünde öğrenim gören 95 kız ve 226 erkek olmak üzere toplam 321 öğrenci oluşturmaktadır. Örneklemin liselere göre dağılımı aşağıdaki Tablo-1 ile sunulmuştur.

Tablo-I. Öğrenci Dağılım Tablosu.

Lise Türü Kız Öğrenci Sayısı Erkek öğrenci Sayısı Toplam Öğrenci Sayısı
Erz. Anadolu Lisesi 19 47 66
Erz.Anadolu Öğrt.Lis. 10 48 58
Atatürk Lis. (Süp.Lis) 44 34 78
End.Meslek Lisesi - 65 65
Ilıca Lisesi (Düz Lis.) 22 32 54
TOPLAM 95 226 321

b. Verilerin Toplanması
Araştırmada, Erol tarafından geliştirilen [3] Matematik Kaygı Ölçeği ile Ilgar tarafından geliştirilen Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Araçların uygulanmasında öğrencilerin gönüllü olmalarına dikkat edilmiş olup uygulama, sınıf ortamında araştırmacıların gözetiminde yapılmıştır.

c. Verilerin Analizi
Uygulama ile elde edilen veriler tablolara dönüştürülerek varyans analizi yapılmış ve varyans analizinde önemli bulunan ortalamalar için Duncan LSD çoklu karşılaştırma testi uygulanmıştır.

Bulgular ve Yorum
Matematik kaygısı ile ilişkisi araştırılan her değişken için oluşturulan hipotezleri tek tek ele alarak gözden geçirelim.
1. Matematik Kaygısı ile Cinsiyet Arasındaki İlişkiye ilişkin Bulgular ve Yorum

Matematik kaygısı ile cinsiyet arasındaki ilişki konusundaki ilk hipotezimiz, matematik kaygısının düzeyi ile cinsiyet arasında bir ilişki vardır şeklinde düzenlenmişti. Kız öğrencilerdeki kaygı düzeyi daha yüksek olacağını düşünüyorduk. Halbuki aşağıdaki tablodan da anlaşılacağı gibi uygulamadan elde edilen veriler hipotezimizi doğrulamamıştır.Bu sonuç kız öğrencilerle erkek öğrencilerin matematik kaygısı konusunda farklı olamadıklarını göstermektedir.

Tablo-II. Cinsiyete göre matematik kaygısı puanları ve varyans analizi sonuçları

Değiş. Kaynağı KT Sd KO F
Gruplar arası 390 1 390 0,65
Grup içi 198204 329 602
TOPLAM 198594 330




2. Matematik Kaygısı ile Lise Türü İlişkisine İlişkin Bulgular ve Yorum

İkinci hipotezimiz Matematik kaygısının lise türü ile ilişkisiüzerineydi.Arştırmada beş ayrı türden lisede öğrenim gören öğrencilere uygulanan testlerden elde edilen veriler lise türünün, matematik kaygı düzeyi ile ilişkisi olduğunu ortaya koymuş ve hipotezimin doğrulanmıştır.

Tablo-III. Lise türüne göre matematik kaygısı puanları ve varyans analizi sonuçları.

Değiş. Kaynağı KT Sd KO F
Gruplar arası 15828 4 3957 0,06
Grup içi 182766 326 561
TOPLAM 198594 330
P<0,01
Varyans analizi sonuçları, lise türünün önemli olduğunu ortaya koymuştur. Duncan LSD çoklu karşılaştırma testine ilişkin aşağıdaki tablo, sonucu daha açık yansıtmaktadır.

Tablo-IV. Lise türüne göre matematik kaygı puanları ortalaması ve S sapma tablosu

Lise Türü N
Ort.
S.Sapma
Erz. Anadolu Lisesi 66 86.86 17.13
Erz.Anadolu Öğrt.Lis. 58 88.57 20.43
Atatürk Lis. (Süp.Lis) 78 85.88 21.28
End.Meslek Lisesi 65 104.62 30.97
Ilıca Lisesi (Düz Lis.) 44 93.46 25.74

Endüstri Meslek lisesi öğrencilerinin matematik kaygısı puanları ortalaması, diğer liselere göre belirgin olarak farklılık göstermektedir. Bu durum, meslek liselerinde öğrenim gören öğrencilerin daha olumsuz duygular yaşadıklarını göstermektedir. Bunda da toplumun meslek liselerine karşı taşıdığı olumsuz tutum ve ilköğretimde başarılı olamayan öğrencilerin meslek liselerine yönelmesi etkili olabilir.

3.Matematik Kaygısı ile Yerleşim Yeri Arasındaki İlişkiye İlişkin Bulgular ve Yorum

Matematik kaygısı ile yerleşim yeri ilişkisine dair üçüncü hipotezimiz de bulgularla desteklenmiştir. Bireylerin yaşadıkları fiziksel ve toplumsal çevre (yerleşim yeri) zihinsel süreçleri etkilemektedir. Buna, bireyin okuduğu okulların kalitesi de eklendiğinde taşrada oturan öğrenciler aleyhine bir görünüm oluşmaktadır. Bu düşünceyle hipotezimiz bireylerin matematik kaygısının düzeyi ile yerleşim yeri arasında bir ilişki vardır ve köy-kırsal kesimde oturan ailelerin çocuklarında kaygı düzeyi daha yüksek olacaktır şeklinde düzenlenmişti. Varyans analizi sonuçları hipotezin doğrulandığını göstermektedir.

Tablo-V. Yerleşim yerine göre matematik kaygısı puanları varyans analizi sonuçları

Değiş. Kaynağı KT Sd KO F
Gruplar arası 9576 2 4788 8,41
Grup içi 185493 326 569
TOPLAM 195069 328
P<0,01
Duncan LSD çoklu karşılaştırma testi sonuçlarına ilişkin aşağıdaki tabloda; köy, ilçe ve il merkezinde yaşayan öğrencilerin matematik kaygısı puanları daha iyi görülmektedir.


Tablo-VI. Yerleşim yerine göre matematik kaygısı puanları ortalama ve S sapma tablosu

Yerleşim Yeri N Ortalama S sapma
Köy 86 99.91 27.26
İlçe 24 96.88 23.21
İl Merkezi 211 87.91 22.46

4.Matematik Kaygısı ile Annenin Öğrenim Durumu Arasındaki İlişkiye İlişkin Bulgular ve Yorum
Dördüncü hipotezimiz matematik kaygısı ile annenin öğrenim durumu ilişkisikonusundaydı.Öğrencilerde oluşan matematik kaygısının aile ortamı ile ilişkili olabileceği varsayımı ile öğrencilerin annelerinin öğrenim durumu ile matematik kaygısının bağlantılı olduğunu ifade eden hipotezimiz verilerle desteklenmemiştir. Bu sonuç ülkemizde ve özellikle bölgemizde ana-babaların çocukların okul durumlarıyla fazla ilgilenmediklerini de göstermektedir.

Tablo-VII. Anne öğrenim durumu ve matematik kaygısı puanları varyans analizi sonuçları

Değiş. Kaynağı KT Sd KO F
Gruplar arası 3904 3 1301 2.23
Grup içi 189022 324 583
TOPLAM 192926 327

5.Matematik Kaygısı ile Algılanan Anne Tutumu Arasındaki ilişkiye İlişkin Bulgular ve Yorum
Aile ortamının önemli bir belirleyicisi olarak anne tutumu ile matematik kaygısı arasındaki ilişki ile ilgili olarak hipotezimiz, matematik kaygısı ile anne tutumu arasında ilişki vardır ve demokratik tutumlu annelerin çocuklarının kaygı düzeyi düşük olacaktır şeklinde düzenlenmişti.

Tablo-VIII. Anne tutumuna göre matematik kaygısı puanları varyans analizi sonuçları

Değiş. Kaynağı KT Sd KO F
Gruplar arası 4467 3 1489 2.50
Grup içi 193251 324 596
TOPLAM 197718 327

Verilere göre anne ile ilgili bu hipotezimiz de reddedilmiştir. Bu sonuç, ülkemizde ve özellikle bölgemizde lise öğrenimi gören çocukların eğitiminde annelerin rolünün az olmasından kaynaklanıyor olabilir.

6.Matematik Kaygısı İle Babanın Öğrenim Durumu Arasındaki İlişkiye İlişkin Bulgular ve Yorum
Aile ortamında babaların çocukların eğitimi açısından rollerinin daha güçlü olduğu konusundaki kanı araştırmamızın verilerince de desteklenmiştir. Bu da konuyla ilgili verdiğimiz hipotezi doğrular niteliktedir.




Tablo-IX. Baba öğrenim durumu için matematik kaygısı puanları varyans analizi sonuçları

Değiş. Kaynağı KT Sd KO F
Gruplar arası 7407 3 2469 4,31
Grup içi 186251 325 573
TOPLAM 193658 328
P<0,01
Varyans analizi sonuçları babanın öğrenim durumunun bireylerin matematik kaygısı üzerinde etkili olduğunu göstermektedir. Duncan LSD çoklu karşılaştırma testine ilişkin aşağıdaki tablo konuya açıklık getirmektedir.

Tablo-X. Baba öğrenim durumu için matematik kaygısı puanları ortalama ve S sapma tablosu

Öğrenim durumu N Ortalama S Sapma
Okur-yazar değil 17 99.47 29.12
İlköğretim 81 92.69 26.07
Ortaöğretim 124 95.95 28.08
Yükseköğretim 99 85.27 13.44

Yukarıdaki tablo, yükseköğrenim mezunu babaların çocuklarında kaygı puanlarının daha düşük olduğunu ortaya koymaktadır. Okur-yazar olmayan babaların çocuklarının matematik kaygısı puanları en yüksek düzeyde ölçülmüştür.Bu sonuç ülkemizde ve özellikle doğu anadolu bölgesinde daha çok babaların çocukların öğrenim durumlarıyla ilgilendiklerini ortaya koymaktadır.

7.Matematik Kaygısı ile Algılanan Baba Tutumu Arasındaki İlişkiye İlişkin Bulgular ve Yorum
Son hipotezimiz, bireylerin matematik kaygısının düzeyi ile baba tutumu arasında ilişki var ve demokratik tutumlu babaların çocuklarında matematik kaygısı düzeyi düşük olacaktır şeklinde düzenlenmişti. Araştırmamızın bulguları hipotezimizi doğrular mahiyettedir.

Tablo-XI. Baba tutumuna göre matematik kaygısı puanları varyans analizi sonuçları

Baba Tutumu N Ortalama S Sapma
Demokratik 131 88.18 27.15
Otoriter 97 94.01 20.68
Koruyucu 77 90.69 19.22
İlgisiz 16 111.06 36.91

Tablo XI, demokratik tutumlu babaların çocuklarının matematik kaygısı puanlarının düşük olduğunu göstermektedir.Ülkede ve özellikle bölgede babaların çocuklarının ruh sağlığında çok etkili olduğunu gösteren bu bulguların iyi değerlendirilmesi gerekir.Ülke genelinde insanlarımızın eğitim düzeyini yükseltme konusundaki çabaların yoğunlaşması gerektiğini de göstermektedir.







Sonuç ve Öneriler

Sonuç olarak, ülkemizde matematik öğretimindeki tıkanıklık konusunda özellikle öğretmen yetiştirme alanında yeni düzenlemelere gereksinim duyulduğunu ifade edebiliriz. Bunun yanında anne ve babaların bilgilendirilmeleri, çocukların demokratik bir aile ortamında yetişmelerinin önemini anlamaları konusunda da medyanın üzerine düşen görevi yapması gerekmektedir.
Araştırmamız sonuçlarına dayanarak şu önerilerde bulunabiliriz.
a. Matematik kaygısının başka değişkenlerle olan ilgisi ayrıca araştırılmalıdır.
b. Matematik dersine karşı oluşan olumsuz tutumun nedenleri, öğretmen tutumları açısından incelenmelidir.
c. Yukarıdaki iki önerimiz için ülke genelinde bir tarama yapılabilir.

Kaynaklar
[1] Altun Murat., Matematik Öğretimi. Uludağ Yayınları. Bursa,1991
[2] Baykul Yaşar., İlköğretimde Matematik Öğretimi. Anı Yayıncılık, Ankara, 1997
[3] Öner Necla., Psikolojik Testler. Boğaziçi Üni. Yayınları, İstanbul, 1997
[4] Savaş Ekrem., Matematik Öğretimi. Kozan Ofset. Ankara, 1999
[5] Şen Perişan ve Çeliktürk Özlem., Öğrencilerin Matematik Dersinde Okul- Aile İşbirliği Önerisine Karşı Tutumları. Marmara Üni. II.Ulusal Eğitim Sim. Bildiri Özetleri, İstanbul. 1996.
Gelen Yorumlar
Bu dökümana henüz yorum yapılmamış, aşağıdaki formdan yorumunuzu ekleyebilirsiniz.
Yorum Ekleyin
Başlık
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.

okunuyoruz

uyariyazici

Yazı ya da yorum gönderirken nelere dikkat etmeli?

Yorumlarınızın, gönderdiğiniz yazıyla alakalı olması gerekir.

Bir markayı, kurumu ya da şahsı karalayan, hakaret içeren, suç teşkil edebilecek yazılar ve reklam amaçlı metinler sayfalarımızda yayınlanmaz.

Yazılarınızı gönderirken, lütfen Türkçe karakterleri kullanınız.

Yorumlarınıza cevap geldikten sonra silemezsiniz. Gönderirken lütfen dikkat edin.

Lütfen çıktı almadan önce çevresel sorumluluğumuzu düşünerek kendimize soralım : Gerçekten bir kopyaya ihtiyacım var mı? / Please consider your environmental responsibility before printing this e-mail

ortaadsense

sagsutun

AaramaMerkezi

gogglearamagoruntu

Google

AboneMerkezi
aboneol

Mail Abonesi olmak istiyorum


Yazarlarımız

 

 
Anketlerimiz
yeni öss sistemi hakkında bilginiz varmı
öss de ne ki
yok
var

 
Özel Bölümlerimiz

 
Aylık Arşiv
Haziran 2008
Temmuz 2008
Yıllık Arşiv

Temmuz 2008
PzrPztSaÇaPeCuCts
12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031

 
SosyalAğlarımız
ninng
Visit Psikoloji ve Egitim Kariyerim

PsikoKariyergrubu
Google Gruplar
PsikoKariyer grubuna kayıt ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

..ve Reklamlar

googledikeyafis
analytics
alexasayac

amung page counter page counter

teknorati


blograzzi

Psiko-Dan.com; Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Blogu
yatayadsenseb
bloglama
UYARI: Site içerisinde geçen her tür bilgi ve yaklaşım sadece okuyucuyu bilgilendirmek amacıyla kullanılmıştır.Site içerisinde geçen ilaç kullanımı ve hastalıklara yönelik tedavi yaklaşımları tamamıyla teori amaçlıdır ve profesyonel bir kurum ya da uzman bir doktor gözetiminde olmadan uygulanması sakıncalıdır.Bu konuda doğabilecek sorunlarda sitemiz hiçbir sorumluluk kabul etmeyecektir. Bilgilerinize sunarız.
Psiko-Dan.com "Psikolojık Danışma ve Rehberlik Blogu"