cssmenu
yataradsenseust

 
solsutun

 

yanadsense

blogamakule

 

Son Eklenen Fotoğraf
pc net dergisi

İçerik Ortaklarımız

Ana Sayfa > Yazarlarımız > Arş.Gör. S. Çoşgun > REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK DENEYİMİ ÇALIŞMALARININ ADAYLARIN ÖZYETERLİLİK ALGILARINA ETKİSİ
yatayadsensek
REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK DENEYİMİ ÇALIŞMALARININ ADAYLARIN ÖZYETERLİLİK ALGILARINA ETKİSİ
XIII. Ulusal Eğitim Bilimleri Kurultayı
6-9 Temmuz 2004 İnönü Üniversitesi,Eğitim Fakültesi,Malatya

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK DENEYİMİ ÇALIŞMALARININ ADAYLARIN ÖZYETERLİLİK ALGILARINA ETKİSİ
Arş. Gör. Semra COŞGUN
Y. Doç. Dr. M. Zeki ILGAR
Atatürk Üniversitesi K.K.Eğitim Fakültesi
Eğitim Bilimleri Bölümü


ÖZET

Bu araştırma 2003-2004 Eğitim-Öğretim Yılı Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölümü Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalında öğretim gören son sınıf öğrencilerinin özyeterlilik algılarına Rehberlik Psikolojik Danışma Deneyimi I-II çalışmalarının etkisini tespit etmek amacıyla gerçekleştirilmiştir.
Araştırmanın öntest-sontest uygulamasına Erzurum Valiliği Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı değişik ilköğretim ve ortaöğretim okullarında Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık I-II uygulamasına katılan 60 öğrenciden oluşan bir örneklem grubu katılmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından geliştirilen ve 20 sorudan oluşan,üçlü likert tipi Özyeterlilik Algısı Ölçeği kullanılmıştır. Veriler Bilgisayar ortamında SPSS Programıyla analiz edilmiştir. Analizler sonucunda yedinci yarıyıl ilköğretim okullarında,sekizinci yarıyıl ortaöğretim okullarında olmak üzere iki yarıyıl olarak yapılan Rehberlik ve Psikolojik Danışma Deneyimi I ve II çalışmalarının genelde etkili olduğu,cinsiyet farkının ise etkili bulunmadığı şeklinde bulgulara ulaşılmıştır.
Anahtar Kelimeler: Rehberlik ve Psikolojik Danışma Deneyimi, Öz Yeterlilik.

ABSTRACT

This research was conducted in order to determine the effect of Guidance and Psychological Counciling Experience I-II on the perceptions of self efficacy of sophomore students of the 2003-2004 term of the Department of Guidance and Psychological Counciling, Educational Sciences.
Those who participated in the pre-test and post-test stages was a sample group of 60 students who participated in the stage work Guigance and Psychological Counciling I-II in several primary and secondary schools under the Administration of the National Education, Erzurum Government.
As a tool for data collection, a triple likert-type scale of perception of self efficacy comprising of 20 questions developed by researchers. The data was analysed by the computer-run SPSS program. The results of the analyses revealed that Guidance and Psychological Counciling Experience I-II was in generally effective as practised in two half-terms, in primary schools in the seventh semester and in high schools in eighth semester. However, the results showed that gender difference was not influential.
Key Words: Guidance and Psychological Counciling Experience, Self Efficacy

GİRİŞ
Bu çalışma, rehberlik ve psikolojik danışmanlık eğitimi alanların uygulamalı çalışmalarla öz-yeterlik algılarında bir artış olup olmadığını saptamak amacıyla yapılmıştır.Rehber öğretmen ve psikolojik danışman eğitiminde gerçekleştirilen uygulamalı etkinliklerin yeterliliği irdelenmelidir.Alanda çalışanların görevlerini benimseme ve bu görevleri kendine güvenerek,kendini yeterli görerek yerine getirmeleri büyük önem taşımaktadır.
Öğretmen eğitiminde uygulamalı çalışmaların önemi her geçen gün artmaktadır.Rehber öğretmen adaylarına yeterince uygulamalı çalışma yapmaları sağlandığında öz-yeterlik algılarında bir artma meydana geleceği ,böylece alanda çalışanların kendilerine daha çok güvenecekleri ve kendilerini daha yeterli algılayacakları görülmektedir.
Alanda çalışanların okullarda rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerini yürütürken karşılaştıkları sorunların çokluğu yanında özyeterlik algılarının da etkili olduğu bilinmektedir.Ülkemizde sürdürülen rehberlik ve psikolojik danışma eğitiminin sorunlarını araştırmak ve tartışmak amacıyla yapılan çalışmaların azlığı problem oluşturmaktadır.Bu nedenle artık ne yaptığımızdan çok yaptıklarımızın etkililiğini araştırmaya başlamalıyız.
Önemi giderek artan bir hizmet alanı olarak öğrenci kişilik hizmetleri içerisinde rehberlik ve psikolojik danışmanlık alanında ülkemizde yaşanan olumsuzlukların çoğu eğitim kurumlarımızı yönetenlerin ve kurumlarda çalışan öğretmenlerin konuya ilişkin olumsuz tutumlarının yanında verdiğimiz eğitimin etkililiği de önemli görünmektedir.
Öğrenci kişilik hizmetleri çağdaş eğitimde öğretim ve yönetim hizmetlerinin yanında vazgeçilmez bir hizmet olarak kabul edilmektedir. Bu hizmetler, öğrencinin kişisel gelişimini sağlamaya, topluma uyum yapabilmesine yardım etmeye ve kendini gerçekleştirmesine katkı yapmaya yönelik bütün yardım hizmetlerini kapsar. Bu hizmetler içinde Psikolojik Danışma ve Rehberlik hizmeti önemli bir yer tutar (Okutan, 1990, s.28).
Rehberlik ve Psikolojik Danışma, kendini çevresindeki olanakları tanıması, gizil güçlerini gerçekleştirerek sorunlarını çözebilmesi için kişiye, bu işi kendine meslek edinmiş uzmanlarca yapılan düzenli bir yardım sürecidir.
Çağımızın, demokratik toplum düzeni yetişmekte olan kuşakların düşünme gücü kazanmış ve bağımsız kişilik geliştirmiş olan, özgür iradeleriyle karar verebilen bu kararlarını uygulayabilen, haklarını savunup koruyabilen, başkalarının haklarına saygılı, sorumluluklarını yerine getiren kişiler olarak yetişmelerini istemektedir. Kalkınmak, ileri uluslar düzeyine ulaşmak isteniliyorsa, zaman yitirmeden çağdaş eğitim gerçekleştirecek nitelik ve nicelikteki öğretmenler ile eğitim ayrılmaz ve vazgeçilmez yardımcısı durumundaki Rehberlik ve Psikolojik Danışma uzmanlarını bir an önce yetiştirerek eğitim hizmetine vermek gerekir (Bakırcıoğlu, 2000, s.11-12).
Psikolojik Danışmanlık mesleği, insanın gereksinimlerini, planladığı kararları yerine getirebilmesi, problemlerini çözebilmesi ve kendine ait farkındalığı geliştirerek ve daha sağlıklı olarak yaşayabilmesine yardım sağlama sürecidir.
Okul psikolojik danışmanlığı mesleği Amerikan okullarında 20.yüzyılın başlarında Endüstri Devrimi sonucunda oluşan rehberlik hareketi ile başlamıştır. Bu dönemin önemli sayılabilecek olumsuz sonuçları kenar mahallelerin oluşması, etnik gettolar ve çalışanların yeterince karşılığını alamamalarından kaynaklanan istismar edilmeler olmuştur. Endüstriyel değişimin bu olumsuz değişmesine tepki olarak da Mesleki Rehberlik doğmuştur. Frank Persons 1908de gençlerin meslek seçmelerine yardım için Boston Meslek Bürosunu organize etmiştir (Ültanırn, 2000, s.12-13).
1960 sonrasında psikolojik danışma mesleği gelişip yayılmaya devam etmiştir. 1970 e 1980li yıllarda psikolojik danışmanlar öğrencilerin gelişim ve performanslarında farklılık yaratabilmeye motive olmuşlardır.
Ülkemizde okul psikolojik danışmanlığı alanı Psikolojik Danışma ve Rehberlik (PDR) adıyla yaygınlaşmıştır. Eğitimdeki yenileşme çabaları ilk olarak 1952-53 ders yılında Gazi Eğitim Enstitüsünde Özel Eğitim Bölümünün açılması ile başlamıştır.
1982 yılında 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile rehberlik alanında personel yetiştirmek için birçok üniversitede lisans programları başlatılmış, yüksek lisans ve doktora programları genişletilmiştir. Psikolojik Danışma ve Rehberlik alanında oluşturulan en önemli mesleki kuruluş Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneğidir.
Ültanır (1998)a göre, ülkemizde psikolojik Danışma ve Rehberliğin gelişmesinde paralel olarak öğretim alanında da bazı gelişmeler olmuştur. Öğrencilerin gelişim düzeylerinin testler yoluyla ölçülmesi, yetenek ve ilgileri doğrultusunda meslek seçebilmeleri için rehberlik hizmetlerinin geliştirilmesi, okul psikolojik danışmanlarının ad, rol ve statülerinin belirlenmesi ile eğitsel ve kişisel rehberlik etkinliklerinin uzman personel tarafından yürütülmesi gibi etkinlikler bu gelişmeler arasındadır (Ültanır, 2000, s.15-16).
Çağdaş ve demokratik tüm eğitim ortalamalarında olduğu gibi Psikolojik Danışma ve Rehberlik hizmetlerinin Türk Milli Eğitimi içinde, onun ayrılmaz ve tamamlayıcı bir yanı olarak yerini alması gerekmektedir (Balcı, 1992, s.12-13)
Yeni nesilleri hayata en iyi şekilde hazırlamak için okullarda rehberlik hizmetlerine yer verilmesi vazgeçilmez bir zorunluluk olarak görülmektedir (Ök, 1995, s.52).
Eğitimin işgörüsü, öğrencilerin her yönüyle tüm olarak devamlı bir şekilde gelişmelerine ve topluma aktif uyum yapabilecek mutlu ve üretken kişiler olarak yetişmelerine ortam sağlayarak yardım etmektir. Örgün eğitimde öğrenciye, gelişimine uygun bir ortam sağlamada Rehberlik Hizmetlerinin önemi ve gereği daha iyi anlaşılmaktadır. Ancak bu hizmetlere yeni gereksinimlere göre yeni uygulamalara yönelmek hizmetlerin geliştirilmesi için yararlı ve kaçınılmazdır. Psikolojik Danışma ve Rehberlik Hizmetlerinin sunulmasında son yıllarda en dikkat çeken eğilim gelişimsel danışma psikolojisi yaklaşımına dayanmaktadır (Yeşilyaprak, 19934, s.976).
Bir okulda yürütülen rehberlik çalışmalarının gelişmesi için sistemli ve sürekli bir değerlendirme gereklidir. Değerlendirme, hedeflere ulaşma derecesini, ortaya çıkan aksaklıkların nedenlerini, uygulamalardaki güçlü ve sınırlı yönleri, hizmetlerin etkisi ve başarısını anlamayı sağlar. Değerlendirme çalışmaları okuldaki görevlilerin rehberlik alanındaki anlayışlarını geliştirme konusunda da yararlı bir etkinliktir. Ayrıca, çalışmaların velilere tanıtılması, okul ile aile ilişkilerinin gelişmesi açısından da olumlu etkiler sağlayabilir. Değerlendirme sonuçları gerek rehberlik hizmetlerinin gerekse genel anlamda okuldaki tüm öğretim ve yönetim etkinliklerinin geliştirilmesinde somut veriler ortaya koyar (Yeşilyaprak, 2000, s.372-373).
Tüm programın istendik hedefler açısından bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmesi esas yöntem olmakla beraber, mevcut olanaklar içinde rehberlik faaliyetlerinin farklı ölçütlere göre değerlendirilerek bunlardan bazı sentezlere gidilmesi uygun olabilir (Özgüven, 2001, s.444).
Değerlendirme, her bilimsel çalışmanın temel unsurlarından biridir. Rehberlik hizmetlerinin gelişmesi ve devamlılığı için de sistemli ve sürekli bir değerlendirme faaliyeti şarttır. Öncelikle okul saptadığı rehberlik ve eğitim amaçlarına ne dereceye kadar ulaştığını görebilmek için çalışmalarını değerlendirmek zorundadır. Bu değerlendirme sonuçları diğer eğitim hizmetlerinde olduğu gibi rehberlik programında yeni hizmetler geliştirilmesine, mevcutların düzeltilmesi ve iyi hizmetlerin de devam ettirilmesine imkan sağlayacaktır. Rehberlik programında değerlendirme faaliyetleri öğretim üyeleri ve rehberlik personeli için de öğretici bir faaliyettir. Öğretmenler ve danışmanlar yeni anlayış ve görüşler kazanacaklar, birçok konuda fikir birliğine varacaklar ve araştırma metodlarından bilgi ve beceriler kazanacaklardır. Bu durum okula karşı çevrenin bakışın da olumlu yönde etkileyecektir (Tan, 1992, s.285).
İlgili literatür incelendiğinde okullardaki Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık hizmetleri ve niteliğinin arttırılmasına yönelik kuramsal görüş ve araştırmaların yer aldığı görülmektedir. Aşağıda Ültanır (2000), Kıran (1998) ve Doğan (2000) nın konuya ilişkin alıntılarına yer verilmiştir.
Baker (1992) e göre, 1983da okul psikolojik danışmanları lise düzeyinde ergenlerin problemlerini sistematik ve dikkatli olarak organize edemediklerinden pek çok öğrenci okuldan uzaklaşınca halkın eleştirisini almışlardır.
Daisley ve Hubbard (1989)ın bulgularında, Amerikada %90dan daha fazla eyalette, NBCC ulusal sertifikalaşma standartlarının okul psikolojik planlaşmalarının görevlendirilmelerinde önemli bir fark oluşturmadığı açıklanmaktadır. 50 eyalette ise, CACREP standartları açısından okul psikolojik danışmanlığının sertifikasyon tüzüğünün yerleştirilip kullanılmasında aynı değerlere bağlı olduğu belirtilmektedir.
Kaynaklara, okul psikolojik danışmanlığı etkinlikleri ile öğretmenlik deneyimi arasında ilişki bulunmamakla birlikte Amerikadaki bazı eyaletlerde psikolojik danışmanlardan ayrıca öğretimde de deneyimli olmalarının da istendiği belirtilmektedir.
Schmidt (1996)e göre, okul psikolojik danışmanları, okuldaki yıllık değerlendirme süreçlerinin bulgularının yanı sıra öğretmenlerin önerilerini de dikkate alırlar. Böylece, sağlıklı okul iklimini yaratmak için kişilerarası ilişkileri geliştirmeye öğrencileri sorumluluklarının bilincinde olmaları yönünde güdülendirerek benliklerinin farkında olmalarını sağlamaya çalışırlar. Buna göre okul psikolojik danışma programında bireylerin gelişimsel amaçlarının ve kurumların özelliklerinin dikkate alınması gerekmektedir (Ültanır, 2000, s.15).
Axelson (1993)a göre bütün psikolojik danışmalarda kültür dikkate alınmalıdır. Çok kültürel çoğulculuk, danışan, güdülenmenin hedefleri dünya görüşleri, danışman, danışanda odaklanma ve danışma süreci oluşturmaktadır.
Hartung (1996) çok kültürlü psikolojik danışma için beceri kazanmanın, psikolojik danışman yetiştiren yüksek öğrenim kurumlarında ve hizmet içi eğitimle mümkün olabileceğini belirtmektedir.
Çok kültürlü danışmada danışman, kültürel temelli psikolojik ölçme araçlarının kullanımı, danışanın iletişim ve ailevi özellikleri hakkında bilgi sahibi olmalıdır. Çok kültürlülüğün psikolojik danışma uygulamalarında ülkemizde de kullanılabilmesi için psikolojik danışmanların yetiştirilmesinde bu konunun da dikkate alınması gerekmektedir. Bu amaçla üniversitelerin psikolojik danışman yetiştiren bölümlerinin programlarına, toplumda varolan sosyal grupların kültürel özelliklerini, toplumdaki başat kültürün özelliklerini, çok kültürlü danışma sürecini, bu süreçte danışmanın sahip olması gereken özellikleri ve çok kültürlü danışma yaklaşımlarını içeren konu ve dersler konulmalıdır (Kıran, 1998, s.96-100).
Kotter ve Kotter (1993)e göre, bu roller öğrencilerin duygusal ihtiyaçlarına cevap vermek, kişilerarası çatışmaları çözümlemek, anne-babalara yönelik konferanslar düzenlemek, çeşitli duygusal sorunları olan öğrencileri tanımak ve gerektiğinde uygun yerlere sevk etmek, öğrencileri bilişsel gelişmelerinin yanı sıra bedensel, duygusal, sosyal ve ahlaki gelişim alanları açısından da incelemek ve izlemek, bunalıma giren öğrencilere yardım etmektir.
Glasser (1968), öğrencinin başarılı bir kimlik oluşturmasında öğretmene önemli görevler düştüğü ileri sürmüş ve sınıf rehberlik etkilerinin amaçlarını, öğrencilerin okula ve birbirlerine olan bağlılıklarının geliştirilmesi, sınıftaki sorunların çözüme kavuşturulması, düşünmenin öğretilmesi, sözel beceriler alanında yeterlik kazandırılması ve sınıfta güven ortamı yaratılması şeklinde sıralanmıştır (Doğan, 2000, s.217-218).
Ülkemizde psikolojik danışman ve rehberlik uygulamalarında önemli sorunlarla karşılaşılmaktadır. Bu temel sorunların çözüme kavuşturulamamış olmasından dolayı etkileri uygulamalar üzerinde de sürüp gitmektedir.
1970-71 öğretim yılından bu yana okullardaki psikolojik danışma ve rehberlik uygulamalarında karşılaşılan sorunlar üzerinde bazı çalışmalar yapılmış, bu sorunlar çeşitli bilimsel toplantı ve seminerlerde değerlendirilmiştir. Ancak, önerilen çözüm yolları ilgililerce yeterince dikkate alınmamıştır (Kepçeoğlu, 1992, s.245).
Rehberlik ve Psikolojik Danışma her sorunu çözme gücüne sahip olan bir hizmet değildir, birçok sınırlılıkları olan bir hizmettir. Okullardaki olanaksızlıklar ise, bu sınırlılığı daha da arttırmaktadır. Ancak, tüm yoksunluklara rağmen okullarda Rehberlik ve Psikolojik Danışmaya ilişkin olarak küçümsenemeyecek hizmetler verilebilir. Okula düşen Rehberlik ve Psikolojik Danışma görevleri gözden geçirilerek olanaksızlıklara karşın bu alanda verilebilecek hizmetler belirlenebilir (Bakırcıoğlu, 1994, s.266).
Psikolojik danışman eğitiminin klinik boyutu uygulama ve kurum deneyimi (staj) olarak nitelendirilmektedir. Klinik eğitimi ve uygulama hem psikolojik danışman eğitimi uzmanlık alanının hem de psikolojik danışma mesleğinin odağında yer alır. Bu alandaki standartlar, gözetim (Süpervizyon) altında laboratuar yaşantısı, uygulama ve kurum deneyimi gibi etkinlikleri içerir ve değerlendirir.
Gözetim, nitelikli bir gözetmen tarafından haftada bir kez bir yada birkaç saat süren bir etkinliktir. Uygulamanın temel amacı, psikolojik danışman adayına gözetim altında bireysel ve grupla psikolojik danışma becerilerini kazandırmaktır. Genel olarak okul psikolojik danışmanı adayının gözetim altında yapması gereken uygulama çalışması en az 350 saattir ve bunun 280 saati doğrudan danışana müdahale etmek şeklinde gerçekleşir. Bireysel gözetim için haftada en az bir saat grup gözetimi için ise bir buçuk saat zaman ayrılmalıdır.
Okul psikolojik danışmanı adaylarının uygulama çalışmalarını başarıyla bitirdikten sonra son sınıfta gözetim altında birinci yarıyıl okulda, ikinci yarıyıl rehberlik araştırma merkezinde olmak üzere toplam 140 saat kurum deneyimi çalışması yapmaları gerekir, okul psikolojik danışmanı kurum deneyimi etkinlikleri çerçevesinde 120 saatlik bir zamanı doğrudan danışana müdahale etmek şeklinde kullanmalıdır. Ancak, ülkemizde kurum deneyimi ve gözetim etkinliklerini kaliteli bir şekilde yürütebilecek kurumların yaygın olmaması kurum deneyimi çalışmalarını engelleyebilecek niteliktedir. Bu sorunu çözmek amacıyla,, özellikle yüksek lisans ve doktora derecesine sahip elemanları istihdam eden bazı kamu ve özel kuruluşlar kurum deneyimi ve gözetim kurumları olarak belirlenebilir. Örneğin, okullardan başka rehberlik ve araştırma merkezleri, üniversite psikolojik danışma ve rehberlik merkezleri ve bazı özel psikolojik danışma ve rehberlik merkezleri kurum deneyimi ve gözetim kurumları olarak da işlev görebilir.
Psikolojik Danışma ve Rehberlik Programı öğretim elemanlarının gözetiminde 140 saat bireysel psikolojik danışma, 140 saat grupla psikolojik danışma ve grup rehberliği 70 saat mesleki rehberlik ve psikolojik 790 saat mesleki rehberlik ve psikolojik danışma olmak üzere toplam 350 saat uygulama çalışması ile deneyimli psikolojik danışmanların gözetiminde 70 saat okulda ve 70 saat rehberlik araştırma merkezinde olmak üzere toplam 140 saat kurum deneyimi (staj) çalışmasını öngörür (Doğan, 2001, s.347-350).
Tüm muhtemel sorunlara karşın öğrencilere daha etkili ve yeterli hizmet verilmesi isteniliyorsa program modeline geçilmesi kaçınılmazdır. Kapsamlı rehberlik programlarının esnek yapısı, öğrencilerin öncelikli ihtiyaçlarına ve elde edilebilecek kaynaklara göre düzenlemeler yapılmasını mümkün kılmaktadır (Erkan 1995, s.44).
Türkiyedeki okullardaki rehberlik uygulamalarında karşılaşılan sorunlar üzerinde yapılan çalışmalarda okul danışmanlarının görev, yetki ve sorumluluklarının belirgin olmayışı ve okul personelinden yöneticinin öğretmen-okul danışmanı işbirliğinin yetersizliği öncelikli sorunlar olarak vurgulanmıştır (Yöndem, 1999, s.23).

Problem
Bu araştırma Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık eğitiminin önemli bir kısmını oluşturan okullardaki Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Deneyimi I ve II dersleri kapsamında yapılan etkinliklerinin etkililiğini ve aday Psikolojik Danışman-Rehber Öğretmenlerinin öz-yeterlik algılarına etkisini incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir.
Bu amaçla aşağıdaki sorulara cevap aranmıştır:
1.Rehberlik ve psikolojik danışma deneyimi çalışmaları adayların öz yeterlik algılarını etkilemekte midir?
2.Adayların öz yeterlik algıları cinsiyete göre farklılaşmakta mıdır?
Denenceler
1.Rehberlik ve psikolojik danışma deneyimi çalışmaları adayları öz-yeterlik algılarını etkilemektedir.
2.Adayların öz-yeterlik algıları cinsiyete göre farklılaşmayacaktır.


Yöntem
Evren
Bu araştırmanın evreni, 2002-2003 Eğitim-Öğretim Yılı, Atatürk Üniversitesi, Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölümü, RPD Anabilim Dalı dördüncü sınıf öğrencileridir.
Örneklem
Bu araştırmanın örneklemi 2002-2003 Öğretim Yılında Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölümü Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık ABDnda öğrenim gören 32 kız 28 erkek olmak üzere toplam 60 kişilik bir öğrenci grubundan oluşmaktadır.
Veri Toplama Araçları
Araştırmada veri toplama aracı olarak Ilgar ve Coşgun (2002) tarafından geliştirilen 20 itemlik öz yeterlilik algısı ölçeği kullanılmıştır. Söz konusu ölçek öğrenciler Rehberlik ve Psikolojik Danışma I-II deneyimine katılmadan önce (ön test) ve katıldıktan sonra (son test) olmak üzere iki oturum şeklinde uygulanmıştır.
Verilerin Analizi
Veri toplama işlemi tamamlandıktan sonra elde edilen veriler uygun istatistiksel işlemleri bilgisayarda yapmak üzere hazır hale getirilmiştir.Veriler bilgisayar ortamında SPSS for Windows Paket Programı ile analiz edilmiştir.
Analizler sonucunda aşağıdaki bulgulara ulaşılmıştır:
Bulgular ve Tartışma
RPD Deneyiminin adayların Özyeterlik Algıların Etkisi.

Tablo:1.Rehberlik ve Psikolojik Danışma Deneyimi çalışmalarının adayların Özyeterlik algısına ilişkin Aritmetik Ortalama standart sapma ve F değeri Tablosu.

Değişken RPD Deneyimi n X S.S. S.D. F Önem düzeyi
Öntest 60 42,8667 7,0746 2,58 ,013 p>0.05
Sontest 60 50,5833 5,4533


Tablo incelendiğinde , adayların rehberlik ve psikolojik danışma deneyimi I ve II dersiyle ilgili etkinliklere katılmadan önce uygulanan öntestten aldıkları puanla sontestten aldıkları puanların önemli ölçüde farklılaştığı ve öz yeterlilik durumlarına ilişkin anlamlı bir farklılık bulunmuştur.
Bu sonuç fakültemizde yedinci yarıyıl ilköğretim okullarında sekizinci yarıyıl ortaöğretim okullarında yapılan rehberlik ve psikolojik danışma deneyimi etkinliklerinin rehber öğretmen adaylarının özyeterlik algılarını önemli ölçüde etkilediğini göstermektedir.
Eğitim fakültelerinde farklı formatlarda öğretmenlik uygulaması veya okul deneyimi gibi adlarla yapılan etkinliklerin verimlilik açısından analiz edilerek değerlendirilmesi konusuna duyduğumuz ilgiden hareketle yaptığımız bu çalışmada kendi programımızın etkililiğini de test etme olanağı bulduk.

Cinsiyetin etkisi

Etkinliklere katılan öğrencilerin cinsiyetlerinin etkili olup olmadığını çok merak ediyorduk.Örneklemi oluşturan kız ve erkek sayısının yakın olmasından da yararlanarak bunu problem olarak ele aldık.

Tablo:II.RPD Deneyimi Etkinliklerine Katılma durumuna göre Cinsiyetin
Özyeterlik Algısına etkisine İlişkin Aritmetik Ortalama ve S.Sapma Değerleri



Cinsiyet N X S.S.
ÖN Test

1,00 32 42,7813 8,1784
2,00 28 42,9643 5,7056
Toplam 60 42,8667 7,0746
SON Test

1,00 32 50,5937 5,7857
2,00 28 50,5714 5,1527
Toplam 60 50,5833 5,4533



Kız ve erkek öğrencilerin öz yeterlik algılarının rehberlik ve psikolojik danışmanlık deneyimi dersini alma durumuna göre anlamlı farklılıklar gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla tekrarlanmış ölçümler için yapılan MANOVA sonuçları, kurs öncesi ve sonrası kız ve erkek öğrencilerin öz yeterlilik bakımından farklılık göstermediğini ortaya koymaktadır [Wilks Lambda (Λ)=1.000, F(2, 58)= 0.013, p>0.05). Bu bulgu, rehberlik ve psikolojik danışma deneyimi etkinliklerine katılma durumuna göre kız ve erkek öğrencilerin öz yeterlilik değişmediğini göstermektedir.

Sonuç ve Öneriler
Bu araştırmada ortaya konulan bulgular ışığında sonuç olarak şunları söyleyebiliriz:
1.Fakültemizde yedinci yarıyılda ilköğretim okullarında,sekizinci yarıyılda liselerde haftada bir gün olarak sürdürülen Rehberlik ve Psikolojik Danışma Deneyimi I ve II çalışmalarının adayların özyeterlik algılarında önemli ölçüde değişme yarattığı,
2.Adayların cinsiyetlerinin özyeterlik algılarında etkili olmadığı.
Öneriler
1. PDR Deneyiminin ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarındaki etkililiği daha geniş bir örneklem grubu üzerinde ülke çapında araştırılabilir.
2. Adayların mezun olduktan sonra başarılı olmaları için okullardaki RPD hizmetlerinin sorunlarının giderilmesine yönelik öğretmenler ve okul yöneticilerine uygun hizmet içi eğitim programları uygulanabilir, yaygınlaştırılabilir.
3. Okullardaki Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Yürütme Komisyonu ve Milli Eğitim bünyesindeki Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık ile ilgili diğer komisyonlar (Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri İl Komisyonu gibi)ın kağıt üzerinde çalışıyor gözükmekten uzaklaştırılıp daha işlevsel hale getirilmeleri eğitimde kaliteyi arttırıcı bir unsur olarak değerlendirilebilir.
4. Rehberlik ve psikolojik danışmanlık eğitimi verilen kurumların uyguladıkları programlarda uygulamalı çalışmalara ve adayların özyeterlik algılarını arttırmaya yönelik etkinliklere daha çok yer verilmeler.
5.Alanda çalışanların özyeterlik algıları incelenmeli ve RPD anabilim dalı programlarındaki staj mahiyetindeki çalışmalar son sınıfta yedinci dönem ilköğretim okullarında sekizinci dönem liselerde yapılacak şekilde düzenlenmelidir. .

KAYNAKÇA
1. Bakırcıoğlu, Rasim. Rehberlik ve Psikolojik Danışmanın Eğitimdeki Yeri Eğitim Araştırmaları Dergisi, Anı Yayıncılık, Ankara, Mart, 2000.
2. Bakırcıoğlu, Rasim. İlköğretim, Ortaöğretim ve Yükseköğretimde Rehberlik ve Psikolojik Danışma. Turhan Kitabevi, Ankara, 1994.
3. Balcı, Seher Meslek Liselerinde Psikolojik Danışma ve Rehberlik Hizmetlerinden Beklentiler. 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi Sayı: 7, Eser Matbaası, Samsun, Aralık, 1992.
4. Doğan, Süleyman. Okul Psikolojik Danışmanı (Rehber Öğretmen) Eğitimini Yeniden Yapılandırmanın Gereği ve Bir Model Önerisi. Eğitimde Yansımalar VI-2000 Yılında Türk Milli Eğitim Örgütü ve Yönetimi Ulusal Sempozyumu (11-13 Ocak) Tekışık Yayıncılık, Ankara, 2001.
5. Doğan, Süleyman. Öğretmenlerin Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetlerine İlişkin Yeni Rol ve İşlevleri Süleyman Demirel Üniversitesi, Burdur Eğitim Fakültesi Dergisi Cilt: 1, Sayı:1, S.D.Ü. Basımevi, Isparta, Mayıs 2000.
6. Erkan, Serdar. Kapsamlı Rehberlik Programları. Milli Eğitim Dergisi, Sayı: 128, Milli Eğitim Basımevi. Ankara, Temmuz-Aralık, 1995.
7. Kepçeoğlu, Muharrem. Psikolojik Danışma ve Rehberlik. Kadıoğlu Matbaası, Ankara, 1992.
8. Okutan, Mehmet. Eğitimde Rehberlik Hizmetlerinde Edebiyat Eserlerinden Faydalanma Milli Eğitim Dergisi, Sayı: 96, Milli Eğitim Basımevi, Ankara 1990.
9. Ök, Muharrem. Psikolojik Danışmada Danışman-Danışan İlişkisi. Milli Eğitim Dergisi, Sayı: 127, MEB Yayınları, Ankara, 1995.
10. Özgüven, Ethem İbrahim. Çağdaş Eğitimde Psikolojik Danışma ve Rehberlik, PDREM Yayınları, Ankara, 2001.
11. Tan, Hasan. Psikolojik Danışma ve Rehberlik. Milli Eğitim Basımevi, İstanbul, 1992.
12. Ültanır, Emel. Okul Psikologluğu ve Okul Psikolojik Danışmanlığı Meslekleri, Karşılaştırmalı Bir Çalışma Milli Eğitim Dergisi, Sayı: 148, MEB Yayınları, Ankara 2000.
13. Yeşilyaprak, Binnur. Oryantasyon Hizmetlerine İlişkin Denemelik Bir Model. Çukurova Üniversitesi I. Eğitim Bilimleri Kongre (28-30 Nisan) Bildirileri, Cilt:1 Çukurova Üniversitesi Basımevi, Adana, 1994.
14. Yeşilyaprak, Binnur. Eğitide Rehberlik Hizmetleri, Nobel Yayın Dağıtım. Ankara, 2000.
15. Yöndem, Deniz Zeynep. Liselerdeki Yönetici ve Öğretmenlerin Psikolojik Danışma ve Rehberlik Hizmetlerine İlişkin Beklentileri Çağdaş Eğitim Dergisi Cilt: 24, Sayı: 257, Tekışık Yayıncılık, Ankara, Eylül 1999.
Gelen Yorumlar
Bu dökümana henüz yorum yapılmamış, aşağıdaki formdan yorumunuzu ekleyebilirsiniz.
Yorum Ekleyin
Başlık
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.

okunuyoruz

uyariyazici

Yazı ya da yorum gönderirken nelere dikkat etmeli?

Yorumlarınızın, gönderdiğiniz yazıyla alakalı olması gerekir.

Bir markayı, kurumu ya da şahsı karalayan, hakaret içeren, suç teşkil edebilecek yazılar ve reklam amaçlı metinler sayfalarımızda yayınlanmaz.

Yazılarınızı gönderirken, lütfen Türkçe karakterleri kullanınız.

Yorumlarınıza cevap geldikten sonra silemezsiniz. Gönderirken lütfen dikkat edin.

Lütfen çıktı almadan önce çevresel sorumluluğumuzu düşünerek kendimize soralım : Gerçekten bir kopyaya ihtiyacım var mı? / Please consider your environmental responsibility before printing this e-mail

ortaadsense

sagsutun

AaramaMerkezi

gogglearamagoruntu

Google

AboneMerkezi
aboneol

Mail Abonesi olmak istiyorum


Yazarlarımız

 

 
Anketlerimiz
yeni öss sistemi hakkında bilginiz varmı
öss de ne ki
yok
var

 
Özel Bölümlerimiz

 
Yıllık Arşiv

Mayıs 2008
PzrPztSaÇaPeCuCts
123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031

 
SosyalAğlarımız
ninng
Visit Psikoloji ve Egitim Kariyerim

PsikoKariyergrubu
Google Gruplar
PsikoKariyer grubuna kayıt ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

..ve Reklamlar

googledikeyafis
analytics
alexasayac

amung page counter page counter

teknorati


blograzzi

Psiko-Dan.com; Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Blogu
yatayadsenseb
bloglama
UYARI: Site içerisinde geçen her tür bilgi ve yaklaşım sadece okuyucuyu bilgilendirmek amacıyla kullanılmıştır.Site içerisinde geçen ilaç kullanımı ve hastalıklara yönelik tedavi yaklaşımları tamamıyla teori amaçlıdır ve profesyonel bir kurum ya da uzman bir doktor gözetiminde olmadan uygulanması sakıncalıdır.Bu konuda doğabilecek sorunlarda sitemiz hiçbir sorumluluk kabul etmeyecektir. Bilgilerinize sunarız.
Psiko-Dan.com "Psikolojık Danışma ve Rehberlik Blogu"