cssmenu
yataradsenseust

 
solsutun

 

yanadsense

blogamakule

 

Son Eklenen Fotoğraf
pc net dergisi

İçerik Ortaklarımız

Ana Sayfa > Yazarlarımız > Psiko.Dan. M. Polatoğlu > DELİKANLILIĞIN BEDELİ!
yatayadsensek
DELİKANLILIĞIN BEDELİ!
            İnsan yavrusu yeryüzünü görür görmez çığlık atarak ağlamaktadır. Bu çığlık, insanın eski dünyası ile yeni dünyası arasındaki yaşam farkının özetidir. Bedelsiz sunulan bir hayattan sonra, büyük bedeller gerektiren dünya hayatı ancak böyle ifade edilebilirdi.

            İnsan dünyaya gelmekle kalmamış, bütün canlıların üstlenmekten imtina ettikleri bir vazifeyi üstlenmişti. Bunun bedeli ağır olacaktı. Zira her nimetin bir külfeti olması bir zaruretti.

            Yeni hayata hazırlık aşaması olan çocukluk dönemi bir gün sona erecek, olgun insan olarak, üstlenmiş olduğu insanlık vazifelerini yerine getirmesi gerekecektir. Bu iki dönem (çocukluk-yetişkinlik) arasındaki ara döneme ergenlik denmektedir. 12-21 yaşları arasına denk düşen bu dönem, ruhsal olgunlaşma ve yaşama hazırlık dönemidir. Çocukların alabildiğine sorumsuz, mutlu yaşamları ile, yetişkinin vazife ve sorumlulukları arasında gelip gitmelerin olduğu çalkantılı bir dönemdir, ergenlik.

            Ergenlik döneminde olmak, bazen ıssız dağlar kadar sessiz, dünyada tek başına kalmış gibi yalnız, nazlı bir gelin kadar alıngan olmak; bazen şimşek gibi parlamak, gök gürültüsü gibi gürlemek ve yağmur gibi yağmak demektir. Düşünceler, duygular arasında sürekli gelgitler olur. Bu med-cezir genci yorgun düşürür. Genç yaşamdan yılmıştır. İçine kapanır, kimseyle konuşmak istemez. Kendisini düşünür ve der ki; “Ben kimim? Sevenim var mı? Yaşamın anlamı ne?” Aynaları arkadaş edinir kendine.  Saatlerce aynada kendisini seyreder. Bedeninin yeni aldığı şekli öğrenmeye çalışır. Yeni bedenini düşünerek daldığı uykudan uyandığında, bedeninin yeniden değiştiğini görür. Öfke nöbetleri geçirir. Sonra umutsuzluk....

            Çocuk kalma isteği ile büyüme emri arasındaki mücadele ergenin duygularını altüst eder. Öfkelenmiştir, sinirlenmiştir ergen. Kapıyı çarpıp çıkar evden. Anne-babanın emirleri yerine gelmez. Ana kuzusu yavrular, birer canavar olmuştur. İki benlik arasındaki (çocuk benlik-yetişkin benlik) gidip gelmeler çocuğu deliye çevirir. O artık delikanlıdır. Anı duygu değişiklikleri onu sarhoş etmiş, vücut dengesini bozmuştur. Sağlıklı düşünememekte, dengeli davranışlarda bulunamamaktadır. Kanı delirmiştir. Zaman zaman gözlerden kaybolmakta, sessizliğe, yalnızlığa bürünmekte, zaman zaman volkan gibi lavlar püskürtmekte, önüne gelen her şeyi yakıp yıkmaktadır. Sular dindiğinde yaptıklarına pişman olan ergen, “Bana neler oluyor?” demektedir. Kendisinin işe yaramaz olduğunu, değersiz olduğunu düşünme hatasına düşen ergen, aslında “delikanlılığın bedelini” ödemektedir.

            Çocukların bir sorumluluğu yoktur. İstedikleri gibi oyun oynar, istediklerini alırlar. Bu sorumsuzluklarının bedeli bağımlılıktır. Çocuklar anne-babalarına bağımlıdırlar. Kendi başlarına pek bir şey yapamazlar. Yetişkinlerinde yerine getirmek zorunda oldukları sorumlulukları vardır. Bu sorumlulukların bedeli ise, bağımsızlıktır. Yetişkin başkasına bağlı olmadan yaşayabilmekte, kendi kararlarını kendisi verebilmektedir.

            Delikanlı olmanın bedelini, yetişkin olmuş olanlar bir şekilde ödedi. Yetişkin olmakta olanlar ve gelecekte yetişkin olacaklarda ödeyecek. Ama az, ama çok. Bizi sevindiren, mutlu eden tarafı; bu dönemin sarhoşluk gibi, kısa bir zaman diliminde gerçekleşmesidir. Ve uyandığımızda hiçbir şey hatırlamamız. Bunun için Aristo, ergenliği sarhoşluk dönemi olarak adlandırmaktadır. Sarhoşluğumuz gittiğinde sakarlığımız, dengesizliğimiz, huzursuzluğumuzda gitmiş olacak.

            Anne-babaların ergene yaklaşırken sarhoşluk döneminde olduğu bilinciyle, bir sarhoşa nasıl davranılırsa öyle davranmaları; sarhoştan bekleyecekleri şeyleri gençten beklemeleri yerinde olur. Gençlerin tutum ve davranışlarını asilik olarak değerlendirmemeliler. Çünkü onlar ası değil, sarhoşturlar.

Gençler ise, sarhoşluk içinde ne yaptıklarının bilincinde olamayacaklarını ve bu sarhoşluk halinin bir gün geçeceğini düşünerek; aşırıya gitmekten, taşkınlık yapmaktan sakınmalılar. Hayatlarının akışını değiştirecek önemli kararlar almamalılar. Çünkü bir sarhoşun gerçeği tam olarak algılaması mümkün olmayabilir. Bazen hezeyanlarda görüyor olabilirler. Ergenlik dönemindeki gençlerinde halleri sarhoşluğu andırdığından, sağlıklı kararlar verebilmeleri mümkün olmayabilir.

Bir padişah, alim bir zata bana öyle bir şey öğret ki, mutlu olduğum zamanlarda taşkınlık yapmayayım. Mutsuz olduğum zamanlarda kendimi yıpratmayayım” demiş. Alim kişide,  bir yüzük takmış padişahın parmağına. Yüzükte “yezülü” (buda geçer) yazıyormuş. Padişah mutlu anlarında yüzüğe bakarak bunun geçici olabileceğini düşünür, aşırılıktan sakınırmış. Mutsuz olduğunda ise yine yüzüğe bakar, bunun geçici olduğunu düşünerek ümitsizliğe kapılmazmış.

            Ergenlik döneminin sarhoşluğunu yaşayanlar, ergen anne ve babası olanlar; “yezülü” hikayesini sıkça hatırlamalılar.

            Tüm sorumsuzluk ve bağımlılığıyla güle güle çocukluk. Tüm sorumluluk ve bağımsızlığıyla merhaba yetişkinlik.

Mehmet POLATOĞLU

(Çocuk Gelişimcisi-Psikolojik Danışman)

 

Gelen Yorumlar
Bu dökümana henüz yorum yapılmamış, aşağıdaki formdan yorumunuzu ekleyebilirsiniz.
Yorum Ekleyin
Başlık
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.

okunuyoruz

uyariyazici

Yazı ya da yorum gönderirken nelere dikkat etmeli?

Yorumlarınızın, gönderdiğiniz yazıyla alakalı olması gerekir.

Bir markayı, kurumu ya da şahsı karalayan, hakaret içeren, suç teşkil edebilecek yazılar ve reklam amaçlı metinler sayfalarımızda yayınlanmaz.

Yazılarınızı gönderirken, lütfen Türkçe karakterleri kullanınız.

Yorumlarınıza cevap geldikten sonra silemezsiniz. Gönderirken lütfen dikkat edin.

Lütfen çıktı almadan önce çevresel sorumluluğumuzu düşünerek kendimize soralım : Gerçekten bir kopyaya ihtiyacım var mı? / Please consider your environmental responsibility before printing this e-mail

ortaadsense

sagsutun

AaramaMerkezi

gogglearamagoruntu

Google

AboneMerkezi
aboneol

Mail Abonesi olmak istiyorum


Yazarlarımız

 

 
Anketlerimiz
yeni öss sistemi hakkında bilginiz varmı
öss de ne ki
yok
var

 
Özel Bölümlerimiz

 
Aylık Arşiv
Haziran 2008
Temmuz 2008
Yıllık Arşiv

Temmuz 2008
PzrPztSaÇaPeCuCts
12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031

 
SosyalAğlarımız
ninng
Visit Psikoloji ve Egitim Kariyerim

PsikoKariyergrubu
Google Gruplar
PsikoKariyer grubuna kayıt ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

..ve Reklamlar

googledikeyafis
analytics
alexasayac

amung page counter page counter

teknorati


blograzzi

Psiko-Dan.com; Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Blogu
yatayadsenseb
bloglama
UYARI: Site içerisinde geçen her tür bilgi ve yaklaşım sadece okuyucuyu bilgilendirmek amacıyla kullanılmıştır.Site içerisinde geçen ilaç kullanımı ve hastalıklara yönelik tedavi yaklaşımları tamamıyla teori amaçlıdır ve profesyonel bir kurum ya da uzman bir doktor gözetiminde olmadan uygulanması sakıncalıdır.Bu konuda doğabilecek sorunlarda sitemiz hiçbir sorumluluk kabul etmeyecektir. Bilgilerinize sunarız.
Psiko-Dan.com "Psikolojık Danışma ve Rehberlik Blogu"