İŞTE ÇOCUK GÖZÜYLE TELEVİZYONDAKİ ŞİDDET
“KORKUYOR ANNEM. NE KADAR ORTALIKTA OLURSAM, O KADAR ZARAR GÖRECEĞİMİ DÜŞÜNÜYOR… OKULDA RAHATÇA GEZMEK, YANDAKİ KIRTASİYEDEN ALIŞVERİŞ YAPMAK İSTİYORUM. İZİN ALAMIYORUM ANNEMDEN. HEP O TELEVİZYON PROGRAMLARININ YÜZÜNDEN…EN ÇOK O TELEVİZYONLARA KIZIYORUM. ANNEMİ HER GEÇEN GÜN BİRAZ DAHA KUŞKUCU YAPAN, ÖZGÜRLÜĞÜMÜ SINIRLAYAN O TELEVİZYON KANALLARINA. TELEVİZYONLARDAN ŞİDDETİ ÇEKİN, BANA ÖZGÜRLÜĞÜMÜ VERİN…”
“KEDİ OKŞANMAYI SEVERDİ, İYİMSERDİ… BİR GÜN GÖZLERİ YORULANA KADAR TELEVİZYON İZLEDİ… KAFASI KARIŞTI… SAHİBİ ONA İLGİ GÖSTERMİYORSA ONU ZORLA İKNA ETMESİ GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNDÜ. KUTU CANAVAR ÖYLE DEMİYOR MUYDU? İSTEDİĞİNİ YAPTIRMAK İSTERSEN, TIRNAKLARINI GÖSTERİRSİN. ARTIK SLOGAN BUYDU…”
“…OYSA DÜNYADA ÇOK GÜZEL OLAYLAR DA VAR… KAN GÖLÜNE DÖNÜŞMÜŞ EKRANLARDA BOĞULMAK İSTEMİYORUZ…”
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu tarafından, çocukların şiddete ve zararlı yayınlara karşı geliştirdikleri düşünce ve sergiledikleri tutumları öğrenebilmek, televizyonun çocuklar üzerinde oluşturduğu etkileri anlamak ve bu alanda yapılan çalışmalara katkı sağlamak amacıyla düzenlenen, “Televizyon Yayınlarında Şiddet” konulu kompozisyon yarışması sonuçlandı.
Türkiye genelindeki ilk öğretim beş, altı, yedi ve sekizinci sınıf öğrencilerinin katıldıkları yarışmada 2.872 kompozisyon yarıştı. Seçici Kurul tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda; 5. sınıflar arasında Adana Seyhan İsmet İnönü İlköğretim Okulundan Arzum Gökçe Köle, 6. sınıflar arasında Çankırı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği İlköğretim Okulundan Tülin Uysal, 7. sınıflar arasında İstanbul Özel Beyfen İlköğretim Okulundan Canet Eren, 8. sınıflar arasında ise Bursa Orhangazi Kurtuluş İlköğretim Okulundan Melek Yanar birincilik ödülüne layık görülürken, 10 öğrenciye de teşvik ödülü verilmesi kararlaştırıldı.
MİNİK ELLER NELER YAZDILAR?
“BANA ÖZGÜRLÜĞÜMÜ GERİ VERİN”
Her sabah uyarıyor annem: “Mümkün olduğunca sınıftan çıkma e mi?”
Korkuyor annem. Farkındayım. Ne kadar ortalıkta olursam, o kadar zarar göreceğimi düşünüyor. Televizyonlarda haberleri izlerken “Bak görüyor musun” diyor. “Sınıftan çıkma dediğim kadar yok mu?”
Sıkılıyorum aslında. Okulun içinde rahat rahat gezmek, okulun yanındaki kırtasiye dükkanından alışveriş yapmak istiyorum.
İzin alamıyorum annemden. “Servisten iner inmez sınıfına hemen” diyor. “Sağa sola takılayım deme sakın.”
…“Hep o programların yüzünden” diyorum anneme. “Herkesin derdini anlattığı o programları izleye izleye bu hale geldin sen.”…Elinde kumanda, televizyon kanallarını gezerken çoğu zaman söylenir görürüm annemi: “Bu ne ya tüm kanallarda kan gövdeyi götürüyor.”
Sonra birden suçüstü yapar gibi bana döner annem: “Arkadaşlarından kendini bu karakterlere benzetmeye çalışan var mı?”…Hiç “var” der miyim? “Var” dersem olacakları biliyorum çünkü. Annem: “Sınıftan çıkma” değil, “Sıradan kalkma” diyecek bu kez.
Kimi zaman çok sıkılıyorum aslında. Okulumun içinde özgürce gezmek, okulumun hemen yanındaki kırtasiyeden alışveriş yapmak istiyorum.
Böyle anlardaysa en çok o televizyonlara kızıyorum. Annemi her geçen gün biraz daha kuşkucu yapan, özgürlüğümü sınırlayan o televizyon kanallarına….“Televizyonlardan şiddeti çekin, bana özgürlüğümü geri verin!”
Arzum Gökçe Köle (5. sınıflar birincisi)
İsmet İnönü İlköğretim Okulu 5/E
Seyhan/Adana
…………….
“KAVGA, SAVAŞ, ŞİDDET DOLU BİR DÜNYAYI BİZE VERMEYİN”
“……Oysa dünyada çok güzel olaylar da var. Teknoloji ilerliyor, Türk doktorları sağlığımızla ilgili yeni buluşlar yapıyorlar. Yeni canlı türleri bulunuyor. Bazı sahillerimize mavi bayraklar çekiliyor. Gönüllü öğrenciler carettalara yardım ediyor. Yolunu şaşıran bir yunus Haliçten kurtarılıyor. Genç bir kız denize düşen bir adamı kurtarmak için atlıyor. Bizler güzel şeyleri görmek istiyoruz. Çok para kazanmak, çok izlenmek uğruna, bu kötü olayları, dizileri bize izlettirmeyin. Hem kafamız karışıyor hem de onlara özeniyoruz. Buna hakkınız yok ki. Biz kan gölüne dönmüş ekranlarda boğulmak istemiyoruz.
Sevgili büyüklerim sizler mecliste kavga ederseniz çocuklar da okulda eder. Televizyon da sizi çeker çok ayıp olur……”
Büşra Şen (5. sınıflar üçüncüsü)
Cumhuriyet İlköğretim Okulu 5/A
Kepsut/Balıkesir
…………………..
“HAYDİ HEP EL ELE”
“…Kardeşim 5 yaşında. Sabah uyanınca ilk işi televizyonu açmak, çizgi film bulmaktır. Buldu mu değmeyin keyfine onun artık. Çizgi film yönetmen, kardeşim oyuncudur. Çizgi film kahramanı uçuyor mu o da kanepelerden uçar, çizgi film kahramanı kavga mı eder, kardeşimin kaşları çatılmış, yumrukları sıkılmış eğer ben yanındaysam bir boks maçı başlar. Bir sağ bir sol kroşe düşmüştür nasibime. Eğer ben karşılık verirsem evde kıyametin küçüğü kopmuştur. Küçücük bir çocuktan alın büyük bir kavga size. İleride bu çocuk nasıl olur acaba? …Geçenlerde Örümcek Adam adlı filmi izliyoruz, kardeşim, annem ve ben. Film başladı kardeşim boynuna bir tülbent bağladı. İzlerken hop oturup hop kalkıyor. … Örümcek Adam uçtukça bizim küçük bey de kendi çapında uçuşa geçti. ….En sonunda “Anneciğim yemeği çok yersem örümcek adam olabilirim, uçabilirim daha da büyüdüm mü balkondan bile uçabilirim değil mi?” dedi. … Filmdekileri gerçek zannediyor. Siz ne derseniz deyin inandıramazsınız onu…Sizlere sesleniyorum; anneler, babalar, öğretmenler, yönetmenler, senaryo yazanlar, çizgi film yapanlar, televizyoncular!.. Hep el ele verelim, en güzel çocukları yetiştirelim, yarınlar, güzel yarınlar bizim olsun. Çiçekler gönlümüzde açsın.”
Selin Şahin (6. sınıflar ikincisi)
Ahmet Haşhaş İlköğretim Okulu 6/D
Selçuklu/Konya
……….
“KUTU CANAVAR”
“…Kedi, okşanmayı severdi, iyimserdi. Herkesin dediği gibi nankör değildi. O gün sahibi yorgundu, yatmıştı, uyuyacaktı. Kedi şefkat istiyordu. Ama bütün çabalara rağmen okşatamadı kendini. .. Sahibinin koltuğuna kıvrıldı ama yine de uyuyamadı. O da neydi öyle. Bir sürü düğmesi olan düz bir plastik parçası. Ama kedi nereden bilecekti ki ona kumanda dendiğini. Patisiyle herhangi birine dokundu… Gözleri yorulana dek izledi o açılan rengarenk ekranı…. Kafası karışmıştı kedinin. Sahibi ona ilgi göstermiyorsa onu zorla ikna etmesi gerektiğini düşündü. Kutu canavar da öyle demiyor muydu sanki? İstediğini yaptırmak istersen, tırnaklarını gösterirsin. Artık slogan buydu…”
Canet Eren (7. sınıflar birincisi)
Özel Beyfen İlköğretim Okulu 7/A
Merkez/İstanbul
…….
“TELEVİZYON ÇOCUKLARI”
“Biz teknoloji denilen hız çağının çocuklarıyız. Televizyonla gözlerimizi dünyaya açtık. Saftık, bebektik… Büyüdük, filmler izledik. “Vahşi Batı”yı anlatan yabancı filmlerde tanıştık şiddetle. Öldürüyor, öldürüyordular. Silahların ucundan barut dumanları çıkıyordu. Öldüren kahramanımızdı ya (!) seviniyorduk. Öleni ve sevenlerini düşünmeden…..
Karun Nora Malhasoğlu (8. sınıflar ikincisi)
Özel Pangaltı Ermeni İlköğretim Okulu 8. sınıf
Pangaltı/İstanbul