Dr.M.Zeki İLGAR
m_zekiilgar@mynet.com
16 Ağustos 1064 tarihinde Büyük Selçuklu hükümdarı Alpaslan tarafından ebedi Türk Yurdu haline getirilen Kars ve çevresi tarih boyunca serhat olmanın sıkıntılarını yaşamıştır.Bunun yanında jeo-stratejik önemi ve zengin yer altı zenginlikleri nedeniyle başka milletlerin iştahını kabartan bir bölge olarak işgal ve istilalar yaşamıştır
Kısaca özetleyecek olursak;Selçuklulardan sonra, onbir ve onikinci yüzyıllarda bölgenin yönetimi saltukoğuları tarafından gerçekleştirilmiştir.Onüç ve ondördüncü yüzyıllarda ilhanlılar,onbeşinci yüzyılda Karakoyunlular veAkkoyunlular tarafından yönetilen Kars bölgesi Kanuni Sultan Süleyman döneminde 1534 baharından itibaren Osmanlı hakimiyetine girerek 93 felaketine kadar doğu sınırında önemli bir savunma ve hareket üssü olmuştur.(Kayabalı ve Arslanoğlu,1973,26)
Tarihe 93 felaketi diye geçen 1877 Türk-Rus savaşları ondokuzuncu yüzyılda ekonomide,bilim ve teknolojide çağa ayak uyduramadığımız için yaşanmıştır.Ama Kars’ın kırk yıl süren kara günlerin arkasındaki önemli gerçek 1878 yılında imzalanan Yeşilköy(Ayastefanos) ve Berlin antlaşmasıyla savaş tazminatı olarak Ruslara bırakılmış olmasıdır.
Rus işgalinin ilk yıllarından itibaren Kars bölgesine Rusyanın çeşitli bölgelerinden malakan,eston, ukraynalı hırıstiyanlar ile,anadolunun değişik yerlerinden rum,ermeni,yezidi,asurileri getirerek yerleştirildi.Buna karşılık resmi kayıtlara göre 1882 tarihine kadar 82 bin Karslı bölgeyi terk ederek Anadolu içlerine göç ettiler.Günümüzde Amasya,Tokat,Sivas,Kayseri,Hatay,Mersin,Erzurum,Gümüşhane gibi illere bağlı bazı köylere halen karslılar denmektedir.
Onuruyla bağımsız yaşamaya alışmış Karslılar işgal olayını bir türlü içlerine sindiremediler.Hürriyet uğruna can verdiler,emperyalizme karşı direndiler.Emperyalistler ve onların işbirlikçi uşakları bu direnişi kırmak için her türlü mezalimi yaptılar ama bu bilinci yok edemediler.Bunun en güzel örneği Şenlik Baba’nın ermeni asıllı Çıldır kaymakamına verdiği cevapta kendini göstermektedir.
Edebiyatımızda Kars adlı eserinde Kırzıoğlu (1958) olayı şöyle anlatıyor:
Rusların ilk Çıldır kaymakamı olup merkez Zurzuna’da kalan Karabağ ermenilerinden Andon adlı bir askeri-kaymakam,yanında kazak atlıları olduğu halde ,Köğas köyünde İsmail ağanın otağındaki derneğe ansızın uğrayınca Çıldırlı Aşık Şenlik’le karşılaşıyor.Anadili türkçe olan Andon Karabağ ağzıyla:
“-Aşık,sizin Osmanlıyı Urus Padişahı altetti;bu kadar askerini kırdı,bir bu kadar da yerini aldı.İndi de size yol,köprü ve şehirler yaptırmaya başladı.Sizlerden ne vergi ne de asker alınmıyor.İndi düzünü söyle görüm bu devletlerden hangisi daha koçaktır,hangisini daha çok istersin? Bunları bize saz ile anlat”yollu sözler söylüyor.Bunun üzerine “başı gitse doğruyu söyleyeceğinden” Şenliğin vereceği cevabı kestiren otaktaki ağalardan çoğunun benzi uçuyor,kaşla-gözle işaret ediyorlar.Şenlik te bütün Karslıların duygusuna tercüman olarak,pek yaygın bulunan şu koçaklamayı söylüyor:
Hulüs-i kalbimden bilsen fikrimi
Men Allahtan Al-Osman’ı isterem
Merhamet sahibi,irahmi gani
Nesl-i Mürsel,hükm-i hanı isterem
Süleyman mülkünde ber karar duran
Muhammed-i Vekil,makam-ı nuran
Hıfzının ezberi Ayet-i Kuran
Salavat-i ol Süphanı isterem
Osmanlı askeri şahlar serveri
Kaf’tan Kaf’,zir-izeminden beri
Dilinde salavat zikri,ezberi
Hükmetmeye birce onu isterem
Emr-i hak yedinden çekilmiş kalem
Varmış bir ettiğim,yetişir belam
Hükmünde saltanat,adlinde alem
Divanında şevket,şanı isterem
Gamgindir bu sefil ŞENLİĞ’in şadı
Hiç fikrimden çıkmaz Al-Osman adı
Gidiptir dünyanın lezzeti,tadı
Mahşer günü bir mekanı isterem
Payidar olmaz zalim
Yiğide neyler ölüm
İşte boynum sal kılıç
Doğruyu söyler dilim.
Hürriyete ve bağımsızlığa kavuşmak için fırsat kollayan Karslılar 1912 yılında Ermenilerin büyük Ermenistan hayalini gerçekleştirmek amacıyla kurdukları “Can fida”adlı örgüte karşılık “Can Bezar” örgütünü kurdular.
1918 yılında ruslarla yapılan Brest-Litovsk Andlaşmasıyla 1878 yılında Berlin Andlaşmasıyla savaş tazminatı olarak verilen Ardahan,Batum vilayetleriyle birlikte geri verildi.Bu andlaşmayla kırk yıllık kara günler sona ermiş ama Karslıların çilesi bitmedi.Andlaşmayı tanımayan Taşnak Ermanileri 24 Nisan 1918 de Karsı yaktılar.25 Nisan günü şehre giren 9.ordu birlikleri de 6 ay sonra Mondros Andlaşması gereğince 1914 sınırlarının gerisine çekilmek zorunda kalmıştır.
Böylece Kars bölgesinin halkı gene kendi kaderi ile baş başa bırakılmış oluyordu.Artık Osmanlı Devletinden bir yardım beklemenin boş olduğunu gören Kars’lı vatavseverler kendi kurtuluşlarını sağlamak için harekete geçtiler.(Kayabalı ve Arslanoğlu,1973,s.147)
5 Kasım 1918 günü “Kars İslam Şurası”kurulup geçici bir yönetim oluşturularak halkı ermeni ve gürcü saldırılarına karşı koruma çabası güçlendirilmiştir.18 ocak 1919 tarihinde toplanan Kongrede Milli Şura’ya “Cenubi Garbi Kafkas Muvakkatı Hükumet-i Milliyesi adı verilmiştir.Bu geçici hükumet birçok önemli icraatlarda bulunmuş,halkın ezilmesini önlemiştir.(Bu konuyu ileride işlemeyi düşündüğümüz için ayrıntısına giremiyoruz)
Ne yazık ki bu örgütlenme emperyalistlerin ve uşaklarının hoşuna gitmediği için 13 Nisan 1919 tarihinde İngilizler bu hükumetin önde gelen temsilcilerinden 13 kişiyi malta adasına sürgüne göndererek şehri ermenilere teslim ettiler.Ancak kazalardaki örgütler “Milli Şura Şubeleri” olarak çalışmalarını devam ettirdiler.Ermeni mezalimini büyük ölçüde engelleyen bu örgütler Kars’ta Türk nüfusunun azınlık seviyesine düşürülmesini planlayan ermenileri hayal kırıklığına uğratmışlardı.
Brest-Litovsk andlaşmasına göre halk oylamasıyla bölge insanlarının kendi geleceklerini tayin etme hakları verilmişti.Milli Şura örgütünün çalışmaları halk oylamasında
Nüfusun %85 ini teşkil eden Türkler Osmanlı yönetiminde kalma iradesini göstermişti.Şehrin ermeni kalıntılarından temizlenmesi Genç Türkiye Cumhuriyeti orduları tarafından gerçekleştirildi.Kazım Karabekir Paşa komutasındaki ordumuz 30 Ekim 1920 Cumartesi günü Karsın son kurtuluşunu ve Türkiye Cumhuriyetinin ilk büyük zaferini kazanmış oldu..
30 Ekim 1920 tarihinde son kez kurtuluşu yaşayan Kars halkı 40 yıllık kara günlerin sona ermesinin coşkusunu yaşamıştır.Bugün bu kurtuluşun yıldönümünde yeni bir yaklaşımla olayı değerlendirmek,yeni nesillere mesaj vermek istiyorum.
Kurtuluşu anarken düşmanlardan bahsedip bazı milletlere hakaret ederek milli duyguları güçlendirmenin olanaksız olduğunu anlamalıyız.Evet başka milletlere küfretmenin artık hem modası geçti hem de öz eleştiri yaparak milli bilinci güçlendirmek daha etkilidir.Yukarıda tarihi olayları anarken bazı millet adlarını düşmanlıkları yenilemek için değil tarihsel gerçekleri ortaya koymaya çalıştık.Bizim bugün ruslarla ,gürcülerle,ermenilerle ticari ve insani ilişkiler kurmak dışında bir düşüncemiz olamaz.
Ermeni komşularımızı azeri kardeşlerimizle olan karabağ meselesini
herkesi memnun edecek adaletli bir çözüme kavuşturmaya davet ediyoruz.Bölgemizdeki tüm toplumların huzur ve güvenlik içinde kalkınarak refah toplumu haline gelmesini istiyoruz.Emperyalistlerin buna engel olmaya çalışacaklarını biliyoruz.Ancak bilinçlenerek bu oyunu bozabileceğimizi de unutmuyoruz.
Yakın geçmişte emperyalistlere kanarak güzel Karsımızı yaşanamaz hale getiren hemşehrilerimizi de affediyoruz.Ancak kendilerinin bir özeleştiri yaparak yeni nesillere sağlıklı mesajlar vermelerini de bekliyoruz.
Karslılar olarak bu son kurtuluşu gerçekleştirmek için atalarımızın kırk yıl boyunca gösterdikleri örgütlü direniş ve verdikleri mücadeleyle övünebiliriz.Daha da önemlisi davranışlarımızla onlara yaraşır bir vakar sergilemeliyiz.Karslıyım diyen herkesten bu tutumu bekliyoruz.
KAYNAKLAR
Kayabalı,İ ve Arslanoğlu,C.Türk Kültürü Dergisi.sayı:126,Nisan 1973,Ankara
Kırzıoğlu,M.F.Edebiyatımızda Kars.Istanbul,1958
AaramaMerkezi
AboneMerkezi
Yazarlarımız
| Pzr | Pzt | Sa | Ça | Pe | Cu | Cts |
| 1 | 2 | 3 | ||||
| 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 |
| 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 |
| 18 | 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 |
| 25 | 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 |
|
|
| PsikoKariyer grubuna kayıt ol |
| Bu grubu ziyaret et |
..ve Reklamlar