cssmenu
yataradsenseust

 
solsutun

 

yanadsense

blogamakule

 

Son Eklenen Fotoğraf
pc net dergisi

İçerik Ortaklarımız

Ana Sayfa > Yazarlarımız > Yrd.Doç. M. Zeki Ilgar > 30 EKİM KARSIN KURTULUŞU
yatayadsensek
30 EKİM KARSIN KURTULUŞU

Dr.M.Zeki İLGAR

m_zekiilgar@mynet.com

 

            16 Ağustos 1064 tarihinde Büyük Selçuklu hükümdarı Alpaslan tarafından  ebedi Türk Yurdu haline getirilen Kars ve çevresi tarih boyunca serhat olmanın sıkıntılarını yaşamıştır.Bunun yanında jeo-stratejik önemi ve zengin yer altı zenginlikleri nedeniyle başka milletlerin iştahını kabartan bir bölge olarak işgal ve istilalar yaşamıştır

Kısaca özetleyecek olursak;Selçuklulardan sonra, onbir ve onikinci yüzyıllarda bölgenin yönetimi saltukoğuları tarafından gerçekleştirilmiştir.Onüç ve ondördüncü yüzyıllarda ilhanlılar,onbeşinci yüzyılda Karakoyunlular veAkkoyunlular tarafından yönetilen Kars bölgesi Kanuni Sultan Süleyman döneminde 1534 baharından itibaren Osmanlı hakimiyetine girerek 93 felaketine kadar doğu sınırında önemli bir savunma ve hareket  üssü olmuştur.(Kayabalı ve Arslanoğlu,1973,26)

Tarihe 93 felaketi diye geçen 1877 Türk-Rus savaşları ondokuzuncu yüzyılda ekonomide,bilim ve teknolojide çağa ayak uyduramadığımız için yaşanmıştır.Ama Kars’ın kırk yıl süren kara günlerin arkasındaki önemli gerçek 1878 yılında imzalanan Yeşilköy(Ayastefanos) ve Berlin antlaşmasıyla savaş tazminatı olarak Ruslara bırakılmış olmasıdır.

Rus işgalinin ilk yıllarından itibaren Kars bölgesine Rusyanın çeşitli bölgelerinden malakan,eston, ukraynalı hırıstiyanlar ile,anadolunun değişik yerlerinden rum,ermeni,yezidi,asurileri getirerek yerleştirildi.Buna karşılık resmi kayıtlara göre 1882 tarihine kadar 82 bin Karslı bölgeyi terk ederek Anadolu içlerine göç ettiler.Günümüzde Amasya,Tokat,Sivas,Kayseri,Hatay,Mersin,Erzurum,Gümüşhane gibi illere bağlı bazı köylere halen karslılar denmektedir.

Onuruyla bağımsız yaşamaya alışmış Karslılar işgal olayını bir türlü içlerine sindiremediler.Hürriyet uğruna can verdiler,emperyalizme karşı direndiler.Emperyalistler ve onların işbirlikçi uşakları bu direnişi kırmak için her türlü mezalimi yaptılar ama bu bilinci yok edemediler.Bunun en güzel örneği Şenlik Baba’nın ermeni asıllı Çıldır kaymakamına verdiği cevapta kendini göstermektedir.

Edebiyatımızda Kars adlı eserinde Kırzıoğlu (1958) olayı şöyle anlatıyor:

Rusların ilk Çıldır kaymakamı olup merkez Zurzuna’da kalan Karabağ ermenilerinden Andon adlı bir askeri-kaymakam,yanında kazak atlıları olduğu halde ,Köğas köyünde İsmail ağanın otağındaki derneğe ansızın uğrayınca Çıldırlı Aşık Şenlik’le karşılaşıyor.Anadili türkçe olan Andon Karabağ ağzıyla:

“-Aşık,sizin Osmanlıyı Urus Padişahı altetti;bu kadar askerini kırdı,bir bu kadar da yerini aldı.İndi de size yol,köprü ve şehirler yaptırmaya başladı.Sizlerden ne vergi ne de asker alınmıyor.İndi düzünü söyle görüm bu devletlerden hangisi daha koçaktır,hangisini daha çok istersin? Bunları bize saz ile anlat”yollu sözler söylüyor.Bunun üzerine “başı gitse doğruyu söyleyeceğinden” Şenliğin vereceği cevabı kestiren otaktaki ağalardan çoğunun benzi uçuyor,kaşla-gözle işaret ediyorlar.Şenlik te bütün Karslıların duygusuna tercüman olarak,pek yaygın bulunan şu koçaklamayı söylüyor:

Hulüs-i kalbimden bilsen fikrimi

Men Allahtan Al-Osman’ı isterem

Merhamet sahibi,irahmi gani

Nesl-i Mürsel,hükm-i hanı isterem

 

Süleyman mülkünde ber karar duran

Muhammed-i Vekil,makam-ı nuran

Hıfzının ezberi Ayet-i Kuran

Salavat-i ol Süphanı isterem

 

Osmanlı askeri şahlar serveri

Kaf’tan Kaf’,zir-izeminden beri

Dilinde salavat zikri,ezberi

Hükmetmeye  birce onu isterem

 

Emr-i hak yedinden çekilmiş kalem

Varmış bir ettiğim,yetişir belam

Hükmünde saltanat,adlinde alem

Divanında şevket,şanı isterem

 

Gamgindir bu sefil ŞENLİĞ’in şadı

Hiç fikrimden çıkmaz Al-Osman adı

Gidiptir dünyanın lezzeti,tadı

Mahşer günü bir mekanı isterem

 

Payidar olmaz zalim

Yiğide neyler ölüm

İşte boynum sal kılıç

Doğruyu söyler dilim.

 

Hürriyete ve bağımsızlığa kavuşmak için fırsat kollayan Karslılar 1912 yılında Ermenilerin büyük Ermenistan hayalini gerçekleştirmek amacıyla kurdukları “Can fida”adlı örgüte karşılık “Can Bezar” örgütünü kurdular.

1918 yılında ruslarla yapılan Brest-Litovsk Andlaşmasıyla  1878 yılında Berlin Andlaşmasıyla  savaş tazminatı olarak verilen Ardahan,Batum vilayetleriyle birlikte geri verildi.Bu andlaşmayla kırk yıllık kara günler sona ermiş ama Karslıların çilesi bitmedi.Andlaşmayı tanımayan Taşnak Ermanileri 24 Nisan 1918 de Karsı yaktılar.25 Nisan günü şehre giren 9.ordu birlikleri de 6 ay sonra Mondros Andlaşması gereğince 1914 sınırlarının gerisine çekilmek zorunda kalmıştır.

Böylece Kars bölgesinin halkı gene kendi kaderi ile baş başa bırakılmış oluyordu.Artık Osmanlı Devletinden bir yardım beklemenin boş olduğunu gören Kars’lı vatavseverler kendi kurtuluşlarını sağlamak için harekete geçtiler.(Kayabalı ve Arslanoğlu,1973,s.147)

5 Kasım 1918 günü “Kars İslam Şurası”kurulup geçici bir  yönetim oluşturularak halkı ermeni ve gürcü saldırılarına karşı koruma çabası güçlendirilmiştir.18 ocak 1919 tarihinde toplanan Kongrede Milli Şura’ya “Cenubi Garbi Kafkas Muvakkatı Hükumet-i Milliyesi adı verilmiştir.Bu geçici hükumet birçok önemli icraatlarda bulunmuş,halkın ezilmesini önlemiştir.(Bu konuyu ileride işlemeyi düşündüğümüz için ayrıntısına giremiyoruz)

Ne yazık ki bu örgütlenme emperyalistlerin ve uşaklarının hoşuna gitmediği için 13 Nisan 1919 tarihinde İngilizler bu hükumetin  önde gelen temsilcilerinden 13 kişiyi malta adasına sürgüne göndererek şehri ermenilere teslim ettiler.Ancak kazalardaki örgütler “Milli Şura Şubeleri” olarak çalışmalarını devam ettirdiler.Ermeni mezalimini büyük ölçüde engelleyen bu örgütler Kars’ta Türk nüfusunun azınlık seviyesine düşürülmesini planlayan ermenileri hayal kırıklığına uğratmışlardı.

Brest-Litovsk andlaşmasına göre halk oylamasıyla bölge insanlarının kendi geleceklerini tayin etme hakları verilmişti.Milli Şura örgütünün çalışmaları halk oylamasında

Nüfusun %85 ini teşkil eden Türkler Osmanlı yönetiminde kalma iradesini göstermişti.Şehrin ermeni kalıntılarından temizlenmesi Genç Türkiye Cumhuriyeti orduları tarafından gerçekleştirildi.Kazım Karabekir  Paşa komutasındaki ordumuz 30 Ekim 1920 Cumartesi günü  Karsın son kurtuluşunu ve Türkiye Cumhuriyetinin ilk büyük zaferini kazanmış oldu..

30 Ekim 1920 tarihinde son kez kurtuluşu yaşayan Kars halkı  40 yıllık kara günlerin sona ermesinin coşkusunu yaşamıştır.Bugün bu kurtuluşun yıldönümünde yeni bir yaklaşımla olayı değerlendirmek,yeni nesillere mesaj vermek istiyorum.

            Kurtuluşu anarken düşmanlardan bahsedip bazı milletlere hakaret ederek milli duyguları güçlendirmenin  olanaksız olduğunu anlamalıyız.Evet başka milletlere küfretmenin artık hem modası geçti hem de öz eleştiri yaparak milli bilinci güçlendirmek daha etkilidir.Yukarıda tarihi olayları anarken bazı millet adlarını düşmanlıkları yenilemek için değil tarihsel gerçekleri ortaya koymaya çalıştık.Bizim bugün ruslarla ,gürcülerle,ermenilerle ticari ve insani ilişkiler kurmak dışında bir düşüncemiz olamaz.

Ermeni komşularımızı azeri kardeşlerimizle olan karabağ meselesini

herkesi memnun edecek adaletli bir çözüme kavuşturmaya davet ediyoruz.Bölgemizdeki tüm toplumların huzur ve güvenlik içinde kalkınarak refah toplumu haline gelmesini istiyoruz.Emperyalistlerin buna engel olmaya çalışacaklarını biliyoruz.Ancak bilinçlenerek bu oyunu bozabileceğimizi de unutmuyoruz.

            Yakın geçmişte emperyalistlere kanarak güzel Karsımızı yaşanamaz hale getiren hemşehrilerimizi de affediyoruz.Ancak kendilerinin bir özeleştiri yaparak yeni nesillere sağlıklı mesajlar vermelerini de bekliyoruz.

            Karslılar olarak bu son kurtuluşu gerçekleştirmek için atalarımızın kırk yıl boyunca gösterdikleri örgütlü direniş ve verdikleri mücadeleyle övünebiliriz.Daha da önemlisi davranışlarımızla onlara yaraşır bir vakar sergilemeliyiz.Karslıyım diyen herkesten bu tutumu bekliyoruz.

            KAYNAKLAR

            Kayabalı,İ ve Arslanoğlu,C.Türk Kültürü Dergisi.sayı:126,Nisan 1973,Ankara

            Kırzıoğlu,M.F.Edebiyatımızda Kars.Istanbul,1958

             

Gelen Yorumlar
Bu dökümana henüz yorum yapılmamış, aşağıdaki formdan yorumunuzu ekleyebilirsiniz.
Yorum Ekleyin
Başlık
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.

okunuyoruz

uyariyazici

Yazı ya da yorum gönderirken nelere dikkat etmeli?

Yorumlarınızın, gönderdiğiniz yazıyla alakalı olması gerekir.

Bir markayı, kurumu ya da şahsı karalayan, hakaret içeren, suç teşkil edebilecek yazılar ve reklam amaçlı metinler sayfalarımızda yayınlanmaz.

Yazılarınızı gönderirken, lütfen Türkçe karakterleri kullanınız.

Yorumlarınıza cevap geldikten sonra silemezsiniz. Gönderirken lütfen dikkat edin.

Lütfen çıktı almadan önce çevresel sorumluluğumuzu düşünerek kendimize soralım : Gerçekten bir kopyaya ihtiyacım var mı? / Please consider your environmental responsibility before printing this e-mail

ortaadsense

sagsutun

AaramaMerkezi

gogglearamagoruntu

Google

AboneMerkezi
aboneol

Mail Abonesi olmak istiyorum


Yazarlarımız

 

 
Anketlerimiz
yeni öss sistemi hakkında bilginiz varmı
öss de ne ki
yok
var

 
Özel Bölümlerimiz

 
Yıllık Arşiv

Mayıs 2008
PzrPztSaÇaPeCuCts
123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031

 
SosyalAğlarımız
ninng
Visit Psikoloji ve Egitim Kariyerim

PsikoKariyergrubu
Google Gruplar
PsikoKariyer grubuna kayıt ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

..ve Reklamlar

googledikeyafis
analytics
alexasayac

amung page counter page counter

teknorati


blograzzi

Psiko-Dan.com; Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Blogu
yatayadsenseb
bloglama
UYARI: Site içerisinde geçen her tür bilgi ve yaklaşım sadece okuyucuyu bilgilendirmek amacıyla kullanılmıştır.Site içerisinde geçen ilaç kullanımı ve hastalıklara yönelik tedavi yaklaşımları tamamıyla teori amaçlıdır ve profesyonel bir kurum ya da uzman bir doktor gözetiminde olmadan uygulanması sakıncalıdır.Bu konuda doğabilecek sorunlarda sitemiz hiçbir sorumluluk kabul etmeyecektir. Bilgilerinize sunarız.
Psiko-Dan.com "Psikolojık Danışma ve Rehberlik Blogu"