cssmenu
yataradsenseust

 
solsutun

 

yanadsense

blogamakule

 

Son Eklenen Fotoğraf
pc net dergisi

İçerik Ortaklarımız

Ana Sayfa > Yazarlarımız > Yrd.Doç. M. Zeki Ilgar > ERZURUMDA EĞİTİM-ÖĞRETİM
yatayadsensek
ERZURUMDA EĞİTİM-ÖĞRETİM

         Yeni bir yüzyıla girerken kalkınmanın ve gelişmenin yolunun eğitimden geçtiği su götürmez bir gerçek olarak kabul görmektedir. Yeryüzünün her köşesinde toplumlar gelişebilmek için eğitim alanında hiçbir fedakarlıktan kaçınmadan daha iyi bir seviyeye gelmeye çalışmaktadırlar. Ancak ülkemizde , bölgemizde ve buna paralel olarak ilimizde eğitim- öğretimin kalitesini arttırmaya yönelik çabaların istenilen seviyenin çok altında olduğu da bir gerçektir. Bu çalışmada ülke genelinde ve Erzurum yerelinde eğitim-öğretim sorunları ve çözüm önerileri ele alınacaktır.

 

         Öncelikle bir durum değerlendirmesi yaparak başlayalım.Ülkemizde ulusal bütçeden eğitime ayrılan pay gelişmiş ülkelere göre çok düşük düzeydedir. İngiltere’de bütçenin % 5.4 ü, Almanya’da %4.8 i, Fransa’da %6.1 i,İsveç’te %8.3 eğitime ayrılırken (Balbay, 2002)  bizde 2005 bütçesinde bu rakam %2.3 olarak belirlenmiştir. Bu rakamla dünya sıralamasında da alt sıralarda bulunmaktayız. Aynı şekilde öğretmen  gelirlerinde de manzara iç açıcı değildir. Ülkemizdeki öğretmenler batılı meslektaşlarının  aldığı ücretin1/10 unu ancak almaktadırlar. Buna bağlı olarak ta eğitim sistemimizin sorunları giderek büyümektedir.

 

         Eğitimdeki genel duruma baktığımızda  Ortaöğretim Kurumları  ve Üniversite Giriş Sınavlarında sıfır alan öğrencilerin sayısı ve barajı aşamayan lise birincilerinin sayısı bize yeterli bilgi vermektedir. Erzurum’daki duruma gelince üniversite sınavlarındaki sayısal puanlar sıralamasına baktığımızda  2001 yılında 58.sırada,2003 yılında 53.sırada ve 2005 yılında 50. sırada görülmektedir(osym. gov. tr).

 

         Öğretim kademelerine göre baktığımızda:Okulöncesi eğitimin en geri kaldığı illerden biri Erzurum’dur.Kayıtlara göre ilimizde bulunan bağımsız anaokulu sayısı 5 olarak görünmektedir. İlköğretim okuluna bağlı 57, özel ilköğretim okuluna bağlı 3, uygulamalı 3 ve mesleki teknik eğitime bağlı 1 anasınıfı bulunmakta ; toplam 20021 öğrenci eğitimden yararlanmaktadır (Erzurum. gov.tr). Çocuk gelişiminin en hızlı olduğu yıllarda eğitimden yararlanamayan çocukların gelişimleri geri kalmakta okula başladığında başarısız kalmaktadır. Bu yıllarda evde yeterince uyarıcı alamayan çocukların özellikle zihinsel, duygusal ve toplumsal açıdan geri kalmaları ilköğretimdeki verimliliği de olumsuz etkilemektedir. Okulöncesi eğitimde okullaşma oranının çok düşük ( %7) olması Erzurum  açısından çok üzüntü verici bir durumdur. Eski beş derslikli okulların anaokuluna dönüştürülmesi , bağımsız anaokullarının sayısının arttırılması ilimizde eğitimin kalitesini arttırma konusunda atılabilecek sağlıklı adım olacaktır.

         İlköğretime baktığımızda 1066 ilköğretim okulunda  142 446 öğrenciyle ve  4617 derslikte eğitim-öğretim yapılmaktadır. Bu derliklerden 801’inde birleştirilmiş sınıf uygulaması yapılmaktadır. Daha çok bu konuda yeterli donanıma sahip olmayan vekil öğretmenlerin ve sözleşmeli öğretmenlerin görev yaptığı birleştirilmiş sınıflarda eğitimde istenilen verim alınamamakta bu uygulamayla okuyan çocukların eğitim hayatları sona ermektedir.Yatılı ilköğretim okullarında çocukların ihtiyaçlarının gözetildiği velileriyle sürekli etkileşim kurabildikleri bir yapı oluşturularak daha etkili eğitim-öğretim hizmeti verilebilir. Bölge şartlarında sağlıklı yürütülemeyen taşımalı sistemden vazgeçilmeli bu öğrencilerin de yatılılık veya pansiyonlu okullarda okumaları sağlanmalıdır.

 

         Ülkemizde 1990 sonrası yapılan değişiklikle sekiz yıllık kesintisiz zorunlu eğitim istenilen olumlu etkiyi yapamamıştır. Özellikle ilimizde eskiden çok iddialı ilkokullar ve iyi işleyen ortaokullar varken ilköğretim okullarına dönüştürmede yaşanan sorunlar ve bu zoraki yapılandırmadan kaynaklanan olumsuzluklar nedeniyle kalite giderek düşmekte okur-yazar olmayan mezunlar ve artan disiplin sorunları ileriye dönük kaygı yaratmaktadır.

 

         Ortaöğretime gelince; 77 lisede 27 476 öğrenci öğrenim görmekte, meslek liseleri düşük kapasiteyle çalışırken düz liselerde izdiham yaşanmaktadır.Bir asırdan fazla zamandan beri hizmet veren Erzurum lisesi’nin öğrenci sayısı bazı üniversitelerin öğrenci sayınsa yakındır. Bu öğrenciler kalabalık sınıflarda ders görmekte hayata ve üniversiteye hazırlanmaktadırlar. Meslek liseleri öğrenci bulamaz duruma gelmiş trilyonluk yatırımlar atıl duruma düşürülmüş, binalar boş kalmıştır. Üniversiteye girişte ortaya çıkan katsayı adaletsizliğinin sonucu ortaya çıkan bu durum düzeltilmediği sürece kaynak israfı ve kalite düşüklüğü devam edecektir.

 

         Liselerimizde hayata hazırlama anlamında verilebilecek eğitim tamamen askıya alınmış; sadece üniversite sınavını hedefleyen garip bir eğitim anlayışı egemen olmuştur. Bu doğrultuda yetenek dersleri askıya alınmış test sorularını cevaplayan analiz ve sentez yapamayan bireyler yetiştirme marifet haline gelmiştir. Liselerimizin mezunlarının büyük çoğunluğunun üniversiteyi okuma şansı dikkate alınarak hayata hazırlayıcı,meslek edindirici gerçek çok programlı liselerin kurulması yoluna gidilmelidir.

 

         Kırsal kesimde yaşayan ailelerin ortaöğretime devam edebilmeleri konusunda yeni imkanlar araştırılmalı bölgede atıl durumda olan devlet binaları bu amaçla tahsis edilmelidir.Yatılı ilköğretim bölge okullarından mezun olan öğrencilerin yararlanabilecekleri yatılı liselerin açılması kaçınılmaz görünmektedir.Geçmiş yıllarda bölgede hizmet sunan yatılı okullar özellikle kız öğrencilerin okuma ve meslek sahibi olmaları sağlamaktayken hangi düşünceyle kapatıldıklarını anlamakta zorlanmaktayız.Bu okulların yeniden açılması sorunu çözmek açısından yararlı olacaktır.

 

         Yüksek öğretim kademesinde Atatürk Üniversitesi 40 bini aşkın öğrencisi 2439 öğretim elemanı, 16 fakültesi, 20 yüksekokulu, 15 araştırma merkeziyle ülkenin ve bölgenin sağlıklı gelişen,güvenilir bir kurumu olarak yeni nesillerin yetişmesinde etkili hizmet sunmaktadır(atauni.edu.tr). Erzurum artık ikinci bir üniversiteyi hak etmektedir.Bir teknik üniversite yanında kurulması planlanan vakıf üniversitesiyle ilimiz bölgemizin bu alandaki ihtiyacını da karşılamış olacaktır.

 

         Doğu Anadolu bölgesinde bir kültür merkezi olarak Erzurum’un bu manzarası kendini sorumlu hisseden herkesin üzerinde düşünmesi ve çözüm üretmesi gereken bir durumdur. Bu durumun sebeplerini ele alacak olursak önce yönetimle ilgili olumsuzluklara  bakmamız uygun olur.Bir ilde milli eğitim müdürünün aşağı yukarı her iki ayda bir görevden alınarak mahkeme kararıyla göreve dönmesi akıl ve mantıkla açıklanamayacak bir durum olmanın ötesinde yönetim bilimi açısından bakanlığın ne kadar iyi yönetildiğinin de kanıtı olsa gerek. İlçe milli eğitim müdürlükleri ve okul müdürlerinin atanmasında da liyakat esas alındığına ilişkin bilgi ve bulguya rastlamadık. Belirli kriterlerin esas alınarak liyakatlı kişilerin atanmaları sağlanmadıkça sorunların azalmasını beklemiyoruz.

 

         Eğitimdeki kaliteyi etkileyen bir önemli etken de öğretmenlerin hizmetöncesi ve hizmetiçi eğitimleridir. Öğretmen yetiştirme konusunda 1980’den sonra tam sorumluluk üstlenen üniversitelerimizin yeterli hassasiyeti gösterdiklerini söyleyemiyoruz. Özellikle sınıf öğretmeni yetiştirme alanında henüz sağlıklı bir yapılanmanın olmadığını biliyoruz. Birçok üniversitede sınıf öğretmenliği anabilim dalında yeterli akademisyen bulunmamakta,dersler anfilerde yapılmakta ve uygulama imkanları sınırlı kalmaktadır. Ortaöğretime öğretmen yetiştirmede uygulanan tezsiz yüksek lisans uygulaması da istenilen verimlilikte değildir.Lisans eğitiminden sonra bazı üniversitelerde bir yıl bazı üniversitelerde bir buçuk yıl olarak sürdürülen bu uygulamada da yeterli alan eğitimcisi bulunmadığından kalite sorunları yaşanmaktadır.

 

         İlköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerimizin önemli bir kısmının sınıf öğretmenliği alanından mezun olmayanlardan olmaları da ayrı bir hendikaptır. Alan mezunlarının bile zor başardığı sınıf öğretmenliği görevini alandan olmayanların başarması beklenmemelidir. Öğrenciler öğretmensiz kalmasın mantığıyla yapılan bu hatalı uygulamaya son verilmelidir. Ya da ciddiyetli bir yaklaşımla üniversitemizin olanaklarından da yararlanarak hizmetiçi eğitim çalışmalarına ağırlık verilmelidir. Yeni bilgilerin ve uygulamaların ortaya çıktığı günümüzde alan çıkışlı olanların bile yeniliklerden haberdar olmaları için hizmetiçi eğitimden geçirilmeleri sağlanmalıdır.

 

         Milli eğitim bakanlığımızın uygulamaya koymaya çalıştığı yeni proğram ve yeni eğitim anlayışının eğitim yöneticilerine ve çalışanlarına çok iyi anlatılması gerekmektedir. Eski alışkanlıklarından kurtulamayan öğretmenler geleneksel anlayışı sürdürerek çağdaş bireyler yetiştiremezler. Bu duyarsızlığımız devam ederse yirmi birinci yüzyılı da baştan kaybederiz.Bu konuda başta TRT olmak üzere ulusal yayın yapan kanalların konuya ilgi göstermeleri sağlanmalıdır.

 

         Öğretmenlerimizin ekonomik durumları da mesleklerindeki başarılarını etkilemektedir. Emeğinin karşılığı parayla ölçülemez diye öğretmenlerimizin ekonomik durumlarını iyileştirici önlemleri almamak yöneticilerimizin ayıbıdır. Ders ücretlerinin iyileştirilmesi konusunda Milli Eğitim Bakanının verdiği söz tutulmalıdır. Son yıllarda adalet,savunma ve maliye çalışanlarına yönelik iyileştirme çalışmaları eğitim çalışanlarından esirgenmemelidir.

 

         Öğretmen açığı konusu da ayrı bir problem kaynağıdır. Maliye bakanlığının kadro vermemesi sonucunda ülkemizde birçok okulda dersler boş geçmekte , alan dışından birileri derslere girmekte veya vekil öğretmenler görev yapmaktadır. Erzurum’da 2005-2006 öğretim yılı başında il milli eğitim müdürlüğünden yapılan açıklamada 1975’i branş, 325’i sınıf öğretmeni olmak üzere toplam 2300 öğretmen açığı bulunduğu ifade edilmiştir.Bu rakamlara bakarak eğitimdeki kalitenin yükseltilmesinin zorluğunu anlamak zor olmayacak sanırım.

 

Rehberlik hizmetlerine gereken önemin verilmemesi,öğretmen ve yöneticilerin rehber öğretmenlere köstek olmaları, okullarda rehberlik örgütünün kurulup çalıştırılmaması, alan dışından birilerinin rehber öğretmen olarak atanmış olması gibi olumsuzluklar ilimizde ve ülkemizde eğitimin kalitesini olumsuz etkilemektedir. Klasik eğitim anlayışını benimseyen çoğu okul müdürümüz rehber öğretmenlerin çalışmasını engellemekte türlü yıldırma hareketleriyle onları etkisiz kılmaktadırlar. Öğrencilerin eğitsel, mesleki ve kişisel rehberlik talepleri yerine getirilmemektedir. Bunun sonucu olarak öğrenme güçlüğü çeken, ders çalışma alışkanlığı olmayan öğrenciler sınıflarda disiplini bozmakta öğretmenleri zor durumda bırakmakta, velileri tarafından şiddete maruz kalmaktadırlar. Meslek, okul veya alan tercihi yaparken rehberlik hizmeti almayan öğrenciler uygun olmayan tercihler yapmakta hayatlarını kararmaktadırlar. Kişisel problemi olan çok sayıda öğrenci uyumsuzluk yaşamakta ve davranış bozukluğu göstermektedirler. Çözüme yönelik olarak okullarımızda rehberlik örgütlerinin kurulmasını ve bu hizmetlere önem verilmesini öneriyoruz.

                 

Okullarımızdaki alt yapı yetersizliğine de değinmek uygun olacaktır. Bir okuldaki eğitimin kaliteli olması için derslik yanında kütüphane,spor salonu, kantin, oyun alanı gibi mekanların da bulunması gerekmektedir. Okullarımızın bu mekanlara tam anlamıyla sahip olduğu söylenemez. Bazı illerde olduğu gibi ilimizde de köy hizmetleri binalarının eğitim amacıyla kullanıma sunulmasının uygun olacağı kanaatindeyiz.

 

         Altyapı yetersizliğine bağlı olarak sınıf mevcutlarının kalabalık olması da ayrı bir derttir. Öğretmenin derste disiplini sağlaması ve her öğrenciyle tek tek ilgilenebilmesi için sınıf mevcudunun sınırlı olması gerekir. Bu rakam normalde 20-24 olarak belirlenmişken bizim ülkemizde biraz öğretmenden fedakarlık bekleyerek bu rakamı 30 olarak sınırlayabilirdik. Geçmiş yıllarda bu konuda alınmış bir karar varken uygulanamamış olması üzüntü vericidir. Mualesef Erzurum’da da bu konuda yapılacak çok iş vardır.

 

         Çağdaş eğitimde teknolojiden yararlanmak ve çeşitli materyaller geliştirerek eğitimde kullanmak bir zorunluluktur. Ancak geleneksel eğitim anlayışını sürdüren öğretmenlerimizin ve branş dışından atananların bu anlayışta olmadıkları görülmektedir. Hala kitaptan oku ve beni dinle ve öğren diyen öğretmenlerin varlığı üzüntü vericidir.

 

         İlimizde öğrenci velilerinin çocuklarıyla yeteri kadar ilgilendiklerini ve onları desteklediklerini söylememiz mümkün değildir. Eğitimde aile katılımının giderek önem kazandığı günümüzde velilerimiz geleneksel eğitim anlayışını sürdürerek “okula gönderiyorum ben görevimi yapıyorum” diyerek topu öğretmenlere atarak kendilerini okuldan ve eğitim sürecinden soyutlamaktadırlar. Ana-babaların evlerdeki yanlış tutumları da öğrenci başarısını olumsuz etkilemektedir. Yeni nesillerdeki değişimi dikkate almadan kendi ana-babaları gibi davrananlar çocuklarına zarar vermektedirler. Ana-baba eğitimi seminerleriyle bu konuda biran evvel harekete geçilmeli, yerel medya bu konuda daha duyarlı davranmalıdır.

 

         Beyaz Doğu dergisi olarak bu konuyu tartışmaya açmakla ülkemize ,bölgemize ve ilimize hizmet etmeyi amaçladık. Bundan sonraki sayılarımızda konuyu irdelemeye devam edeceğiz.

          Kaynaklar

         Atauni.edu.tr

         Balbay,M.Cumhuriyet gazetesi,11.12.2002

         Erzurum.gov.tr

         Osym.gov.tr

 

Gelen Yorumlar
Bu dökümana henüz yorum yapılmamış, aşağıdaki formdan yorumunuzu ekleyebilirsiniz.
Yorum Ekleyin
Başlık
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.

okunuyoruz

uyariyazici

Yazı ya da yorum gönderirken nelere dikkat etmeli?

Yorumlarınızın, gönderdiğiniz yazıyla alakalı olması gerekir.

Bir markayı, kurumu ya da şahsı karalayan, hakaret içeren, suç teşkil edebilecek yazılar ve reklam amaçlı metinler sayfalarımızda yayınlanmaz.

Yazılarınızı gönderirken, lütfen Türkçe karakterleri kullanınız.

Yorumlarınıza cevap geldikten sonra silemezsiniz. Gönderirken lütfen dikkat edin.

Lütfen çıktı almadan önce çevresel sorumluluğumuzu düşünerek kendimize soralım : Gerçekten bir kopyaya ihtiyacım var mı? / Please consider your environmental responsibility before printing this e-mail

ortaadsense

sagsutun

AaramaMerkezi

gogglearamagoruntu

Google

AboneMerkezi
aboneol

Mail Abonesi olmak istiyorum


Yazarlarımız

 

 
Anketlerimiz
yeni öss sistemi hakkında bilginiz varmı
öss de ne ki
yok
var

 
Özel Bölümlerimiz

 
Yıllık Arşiv

Mayıs 2008
PzrPztSaÇaPeCuCts
123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031

 
SosyalAğlarımız
ninng
Visit Psikoloji ve Egitim Kariyerim

PsikoKariyergrubu
Google Gruplar
PsikoKariyer grubuna kayıt ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

..ve Reklamlar

googledikeyafis
analytics
alexasayac

amung page counter page counter

teknorati


blograzzi

Psiko-Dan.com; Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Blogu
yatayadsenseb
bloglama
UYARI: Site içerisinde geçen her tür bilgi ve yaklaşım sadece okuyucuyu bilgilendirmek amacıyla kullanılmıştır.Site içerisinde geçen ilaç kullanımı ve hastalıklara yönelik tedavi yaklaşımları tamamıyla teori amaçlıdır ve profesyonel bir kurum ya da uzman bir doktor gözetiminde olmadan uygulanması sakıncalıdır.Bu konuda doğabilecek sorunlarda sitemiz hiçbir sorumluluk kabul etmeyecektir. Bilgilerinize sunarız.
Psiko-Dan.com "Psikolojık Danışma ve Rehberlik Blogu"