Warning: include(cssustmenu2.html) [function.include]: failed to open stream: No such file or directory in /var/www/gaxxi/hsnksy/hsnksy/inc-zirve.php on line 16
Warning: include() [function.include]: Failed opening 'cssustmenu2.html' for inclusion (include_path='.:/usr/share/php:/usr/share/pear') in /var/www/gaxxi/hsnksy/hsnksy/inc-zirve.php on line 16
Çocuklar ve gençler, ülkemizdeki gazeteler tarafından fazla önemsenmeyen iki kitle. Haber konusu olduklarında gençler olumsuz, çocuklar da ya gülünecek şekilde ya da birer kurban olarak ele alınıyor.
Bu konudaki sorumsuzluğa dikkat çekmek isteyen Doç. Dr. Serdar Değirmencioğlu ve iki asistanı Can Gezgör ile Kazım Alat, öğrencilerle birlikte gazete taraması yapıyor. Şimdilik İstanbul’da 6 okulun ve 200’e yakın öğrencinin katıldığı ‘Öğrencilerle katılımcı bir medya okuryazarlığı çalışması’ projesi sonucunda, basın kuruluşlarının çocuk haklarına karşı daha duyarlı hale getirilmesi ve çocukların kendi seslerini duyuracak yayınları çıkarması hedefleniyor.
‘Caddeden geçen öğretmenin çantasını tinerci çocuklar gasp etti’, ‘Mezarlıkta işlenen cinayetin zanlısı bir çocuk çıktı’ veya ‘AIDS’e yakalanan D.N.’ye kan bulunamadı’ haberleri toplum olarak hepimizin canını acıtan haberler. Medyanın, özellikle de yazılı basının çocuklara karşı sorumsuz yayın anlayışı ile mücadele etmeyi kafasına koyan Serdar Değirmencioğlu, bu yöndeki çalışmalarına beş yıl önce başlamış. Türkiye Çocuk Hakları Koalisyonu Koordinatörü Değirmencioğlu, 2000 yılında ‘sesimi duy’ diye bir kampanya düzenlemiş. Bu çerçevede 3 bin çocuk Başbakan’a mektup göndermiş. “23 Nisan ve 19 Mayıs’ta çocuklar nasıl ele alınıyor diye baktık, çok yüzeysel olduğunu gördük. Yolumuz buraya çıktı.” diyen psikolog Serdar Değirmencioğlu bir konuda ister veli, ister öğretmen, ister gazeteci olsun çocuğun yararını gözetmek zorunda olduğunu söylüyor.
Çocuk takipte!
Projede çocuklar, evlerindeki gazeteleri okula getirerek, Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre inceleyip, öğretmenlerinin gözetiminde bir çalışma gerçekleştiriyor. ‘Gazeteyi okuduğunuzda hoşunuza giden veya gitmeyen haberleri söyleyin’ diye sorduğumuzda olumsuz haberlerin daha fazla öne çıktığını, çocukların basındaki bu negatif bakış açısının farkında olduklarını aktarıyor. Bu konuda güzel örnekler de var. Çocuk kaçırma haberleriyle ilgili bir kız çocuğu düşüncelerini şöyle aktarmış: “Annem bu haberleri okudukça beni sokağa bırakmıyor. Oynayamıyorum, haklarım elimden alınıyor.” Bu yöndeki haberlerin üst üste yapılmasıyla sokağa çıkamayan, mahallesine, kentine yabancılaşan çocukların arttığına dikkat çeken Değirmencioğlu, bunu gazetecilerin isteyerek yapmadığına, üzerinde kafa yormadıkları için böyle bir tablonun ortaya çıktığına inanıyor. Bu yöndeki bir örnek de İzmir’de beşinci sınıf öğrencisi bir çocuktan geliyor. Öğrenci, “Ben haberlerdeki kötü haberleri hiç sevmiyorum, bu tür haberlerin yayınlanmamasını istiyorum. O haberler insanın içini karartıyor. Bu yüzden haberleri izleyemiyorum, şiddet ve dehşet çok fazla.” diyor. Öğrenciler, taradıkları haberler arasında ise en çok öğrencilikten mahrum kalan çocukların, kampanyalar neticesinde okula gönderilmesine seviniyor.
Başbakan, 23 Nisan’da koltuğunda otursun
“Çalışmamıza, yalnızca trajik olaylardan yola çıkarak başlamadık. Kendilerine ayrılan günlerde bile çocukların seslerinin duyulmaması bizi harekete geçirdi.” diyen Serdar Değirmencioğlu, Başbakan ve bakanların 23 Nisan’da koltuklarını çocuklara devretmesi geleneğine karşı çıkıyor, onun yerine başka bir şey öneriyor. Başbakanın bir çocuğa koltuğunu vermek yerine orada başbakan sıfatıyla oturup çocukları dinlemesini isteyen Değirmencioğlu, “Çocuklara dünya hakkındaki görüşlerini sormalı, ‘ne isterseniz konuşalım’ demelidir. Bu daha yararlı olacaktır.” ifadesini kullanıyor. Çocukların, Irak Savaşı, ekonomi, çevre, Gökkafes, Dubai Towers gibi yetişkinlerin tartıştığı her konuda fikirlerinin bulunduğuna dikkat çeken Değirmencioğlu, belediye başkanlarının da projelerini çocuklara danışmasını istiyor. Bu çerçevede Sur Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş’ın çocukları makamına davet edip görüşlerini sorması ve Beykoz Belediye Başkanı Muharrem Ergül’ün okullara gidip çocuklara konuşmalar yapmasını örnek gösteriyor.
İş başa düştü
UNICEF desteğiyle gerçekleştirilen projede olaya iki boyuttan bakılıyor. Çocukların basında iyiyi ve kötüyü birbirinden ayırt etmesi ilk hedef. İkincisi de madem çocuklar yeterince yer almıyor, bunu kendileri yapsın, değişik şekillerde gerçekleştirmeye başlasınlar. Bu çerçevede kendisine ‘gazete çıkarmak istiyoruz’ diye gelen talepleri öğretmenine yönlendiriyor Serdar Değirmencioğlu. Çocukların her şeyi kitaplardan ve kaynaklardan görerek değil de, kendi hayal güçlerine göre ortaya koymalarını isteyen Değirmencioğlu, ‘Siz nasıl bir gazete yapabilirsiniz?’ sorusunu yöneltiyor. Sonra gelen fikirler elenerek ortaya çıkan çerçeveye göre bir sayfalık gazete hazırlanıyor. Mayıs ayına kadar devam edecek çalışmanın, 5 yıllık bir gazete arşivi bulunuyor. ‘www.gazeteinceleme.org’ adresi, ‘Nasıl daha iyi haber yapabilirim?’ diyen tüm gazetecilere açık. Bu sitede haberleri çocuklar yapıyor, kendileri giriyor. Çalışmanın altyapısı ise Bağımsız İletişim Ağı (bianet) tarafından 7 ilde düzenlenecek olan eğitim toplantılarıyla sağlanıyor. Burada, haberde çocuğun yararının neden düşünülmesi gerektiği ve haberlerin bunun ışığında nasıl değerlendirileceği anlatılıyor.
Doç. Dr. Serdar Değirmencioğlu, koordinatörlüğünü yaptığı çalışmayı Can Gezgör (Bilgi Üniversitesi Psikoloji Bölümü) ve Kazım Alat (İndiana Üniversitesi Okulöncesi Eğitimi Bölümü) ile birlikte yürütüyor. Okul ziyaretleri, tanıtımlar ve arşivleme çalışmalarının yapıldığı projeye bugüne kadar 6 okul katılmış, her okuldan ise 30-60 arası öğrenci iştirak ediyor. Gülensu İlköğretim Okulu (Maltepe), Cenap Şehabettin İlköğretim Okulu (Kadıköy), İslambey İlköğretim Okulu (Eyüp), Sabiha Hamdi Türkay İlköğretim Okulu (Ümraniye) bu okullar arasında yer alıyor.
Zaman Turkuaz (Pazar Eki, s.2) 01.01.2006 Emine Dolmacı
Yazı ya da yorum gönderirken nelere dikkat etmeli?
Yorumlarınızın, gönderdiğiniz yazıyla alakalı olması gerekir.
Bir markayı, kurumu ya da şahsı karalayan, hakaret içeren, suç teşkil edebilecek yazılar ve reklam amaçlı metinler sayfalarımızda yayınlanmaz.
Yazılarınızı gönderirken, lütfen Türkçe karakterleri kullanınız.
Yorumlarınıza cevap geldikten sonra silemezsiniz. Gönderirken lütfen dikkat edin.
Lütfen çıktı almadan önce çevresel sorumluluğumuzu düşünerek kendimize soralım : Gerçekten bir kopyaya ihtiyacım var mı? / Please consider your environmental responsibility before printing this e-mail
UYARI: Site içerisinde geçen her tür bilgi ve yaklaşım sadece okuyucuyu bilgilendirmek amacıyla kullanılmıştır.Site içerisinde geçen ilaç kullanımı ve hastalıklara yönelik tedavi yaklaşımları tamamıyla teori amaçlıdır ve profesyonel bir kurum ya da uzman bir doktor gözetiminde olmadan uygulanması sakıncalıdır.Bu konuda doğabilecek sorunlarda sitemiz hiçbir sorumluluk kabul etmeyecektir. Bilgilerinize sunarız.
Psiko-Dan.com "Psikolojık Danışma ve Rehberlik Blogu"