cssmenu
yataradsenseust

 
solsutun

 

yanadsense

blogamakule

 

Son Eklenen Fotoğraf
pc net dergisi

İçerik Ortaklarımız

Ana Sayfa > Kitaplık > MEKTUPLAR
yatayadsensek
MEKTUPLAR


DOSTOYEVSKI'NIN
Çeviren Zeyyat Özalpsan

ARARAT'IN KÜÇÜK KiTAPLAR! : 2
DOSTOYEVSKI'nin HAYATININ KRONOLOJİK TABLOSU
30 Ekimde, Moskova'da, babası Miehail Andreyeviç Dostoyevski'nin Ser-Tabip olduğu, İş-evi hastahane-sinde dünyaya geldi, kendisine Fyodor adı verildi ve 4 Kasım'da vaftiz edildi.
Dostoyevski ailesi Tula eyaletinde bir ev satın alır, bundan böyle yazlarını bu evde geçirirler. Dostoyevski,     Moskova'daki L.  J.  Çermak    erkek okuluna girer.
Edebiyat öğretmeninin çocuklar üzerinde büyük etkisi olur. Puşkin'e hayrandır.
27 Ocak'ta, annesi Maria Fyodorovna Dostoyevski ölür. Yılın başlarında Fyodor Dostoyevski, ağabe-yisi Michael ile birlikte Petersburga giderek, K. F. Kostomorov hazırlık okuluna girer. Mühendislik okuluna kabul edilir. [LS37-43 Mühendislik eğitimi.
Kampta geçen bir yaz.   Balzac, Hugo ve Hoffman'a hayranlık. Güz sınavlarında    başarı    gösteremediği için, bir üst sınıfa geçemez. Kışın, Şidlovski ve Be-reçtzky ile arkadaşlık. Şiller'le ilgilenir. Babasının ölümü.
29 Kasım'da Astsubaylığa terfi eder. 27 Aralıkta Asteğmen olur.
Dramatik çalışmalar. Marıe Stuart ve Boris Go-dunov (Bu eserleri batıya geçmemiştir) Dostoyevski terfi etmek için 5 Ağustosta girdiği sınav-1842 1843
1844
1845
1846
da başarı göstererek Sahra İstihkm   Asteğmenliğine yükselir.
Teğmen rütbesine yükselir.
Mektebi bitirerek, 23 Ağustos'ta İmar Bakanlığında bir göreve atanır.
Geçen  yılın  sonu  ile  bu  yılın  başlangıcında     Dos-toyevski, Balzac'ın Eugenie Grandet adlı    eserinin çevirisi ile uğraşır. Aynı yıl Sue ve    George    Sand'ı okur ve çeviriler yapar. Yoksullar! yazmaya başlar.
Yeni bir Dram projesi (30 Eylül, 1844 Mektupları) 19 Ekim'de İmparatorluk kararı ile, hastalığı yüzünden, Üsteğmen rütbesi ile ordudan terhis edilir.
Mayıs başlarında Yoksulları bitirmiştir.    Nekras-sov ve  Grigoroviç,  kitabı okuduktan sonra,  bir gece yarısı, yazarı ziyarete gelirler. Bielinski ile tanışır. Yazın Reval'e kardeşi Michael'-in yanına gider.
15 Kasım'da kardeşine yazdığı bir mektupta,  edebiyat alanındaki ilk başarısından bahseder. Aynı yıl sonunda, Suboskal, adında bir hiciv dergisi çıkarmayı plnlar. Dokuz mektupluk hikye
15 Ocak'ta Nekrassov'un Petersburg adlı dergisi çıkar, ilk kitabı Yoksullar burda basılmıştır. Bielinski'nin   Yoksullar   üzerine   Ototçestnevennia Zapiski dergisinde çıkan bir yazısı, l Şubatta Goliadkin O. Z. de basılır. Kesilen  sakallar  ve  Kaldırılan  halk memurları adlı hikyeleri   (her ikisi de    batıya    geçmemiştir) yazar.
Bay Prohartçin  (O.Z No.  10)
Yazı, Reval'de kardeşi ile birlikte geçirir.
Güz'ün bütün hikyelerini bir kitap halinde toplamaya karar verir.
Yıl sonunda Sovremennik dergisinin yazı işleri ile bir anlaşmazlık yüzünden araları açılır.
1847       Dokuz  mektupluk  hikye  Sovremenııik'te,     Han sahibeside O.Z.  de basılır.
Yoksullar kitap halinde çıkar.
1848       Paris'te ocak ihtilli.
Politik guruplar kurulmaya başlar     Petersburg'da.
Petraçevski çevresinde.
Yabancı Kadın,  (O.Z. No. 1)
Zayıf Kalp  (O.Z. No. 2)
Noel Yortusu ve düğün  (O.Z. No. 10)
Beyaz Geceler    (O.Z.  No.  16)
Kıskanç Koca   (O.Z. No. 12)
1849       Netoçka Nesvanova   (O.Z. No. 1-2-5-6)
Mart ayında Dostoyevski, yüksek sesle (Bielinski'nin, Gogol'a yazdığı bir mektubu Petraçevski'nin odasında okur.)
23 Nisan'da Dostoyevski, Petraçevski çevresinin diğer üyeleri ile birlikte tevkif edilerek, Petropu-lovski kalesine hapsedilir. (Kendisi şu suçlarla itham edilmektedir: Sansürün sertliği hakkındaki konuşmalara katılmak, 1849 yılının Mart ayında Bielinski'nin Gogol'a yazdığı ihtillci mektubu yüksek sesle okumak. Dourov'un odasında tekrar okumak ve Dourov'un okuduğu değişik makaleleri dinlemek ve Bielinski'nin mektubunu kopye etmesi için Monbelli'ye vermek. Kurulması düşünülen gizli bir basım evinden haberdar olmak, vesaire.) 19 Aralıkta askeri rütbesi geri alınarak, hapse mahkm edilir.
22 Aralık'ta Petraçevski gurubuna, idam hükümleri okunur ve sonra kararın değiştirilerek, Sibirya'da bir cezaevine gönderilecekleri bildirilir.
624-25 Aralık gecesi, Dostoyevski zincire    vurularak,:
Petersburg'dan Sibiryaya  nakledilir, 1850        11 Ocak'ta  Tobolsk'a  varış.  Burada  Aralıkçıların
kararıyla tanışır.
17 Ocak'ta, Omsk'a hareket ederler. 1850-54  Omsk cezaevinde cezasını çeker.
1854       15  Şubat'ta  cezasını  tamamlamıştır.
22   Şubat'ta   kardeşine   yazdığı   bir  mektupla  cezaevindeki hayatını  anlatır.
2 Mart'da Dostoyevski Er olarak 7. Sibirya alayına atanır. Mart'ın sonunda Semipalatinsk'e varış. Mayıs'ta  1854  Avrupa  olayları konusunda bir yazar.
21   Kasım'da Baron  Vrangel Semipalatinsk'e  gelir-
1855       19  Şubat'ta Çar II Alexander'in Taç giyme törenim ne ait bir şiir yazar.   (Bu şiir batıya geçmemiştir). Ölüler Evini yazmaya başlar.
1856       15 Ocak'ta astsubaylığa terfi eder.
24 Mart'da General Totleben'e bir mektup ya Çara kendisi için arabuluculuk yapmasam rica eder. l  Ekim'de  İmparatorun emriyle,  aynı taburda, teğmenliğe terfi eder.
1857       6 Şubat'ta dul, Maria Dmitriyovna İssayev ile Kus-nezk'te nişanlanır. 18 Nisan'da İmparatorluk   kararı ile Sibirya 7. Ordu Komutanlığına gelen br   emir Dostoyevski ve meşru varislerine asalet    unvanları geri  verilir,   fakat   el konulan  topraklan  ve mülk-leri   geri  verilmez.   Dostoyevski'nin   bundan   ancak Mayıs ayında haberi olur.
Aynı yılın sonunda, Dostoyevski bir istida ye ordudan istifasını ve Moskova'da oturmasına verilmesini rica  eder. Küçük Kahraman.   (O.Z.  No. 8) 1859       18 Mart'ta Teğmen rütbesi ile ordudan terhis edile-]
rek,   kendisine oturması  için Tver   şehri     gösterilir. Amcamın rüyası   (Roussky Viestnik No. 3) 2  Temmuz'da   Semipalatinsk'ten   ayrılış. Güzü Tver'de geçirir. Çara bir istida yazarak,  İmparatorluğun bütün  şehirlerinde  serbestçe  yaşamak için ricada bulunur. Ölüler Evini yazmaya başlar. Stepançikovo Köyü.   (O.Z. No.  11-12) Kasım ayının   sonunda  Tver   şehrini     terketmesine izin verilir, Petersburga hareket  eder.
1860       İki cilt halinde eserlerinin toplu olarak birinci baskısı.
1861       Vremya gazetesine yazı  yazmaya başlar. Haksızlık ve   Hakaret   aynı   gazetede   basılıp,   kitap halinde çıkar.
1861-62   Ölüler evinin Vremya'da basılması  (1861 No. 4-9-11; 62 No.  1-3-5-12.)
Budalaca bir hikye   (Vremya No. 11) Ölüler Evinin kitap halinde iki baskısı 7 Haziran'da dış ülkelere seyahat Paris,   Londra   (Herzenle  buluşur)   ve     Cenevre'de
kalır.
Yaz   düşünceleri   üzerine   kış   yazıları       (Vremya
No. 2-3)
Mayıs'ta  Stracov'un  Polonya  meselesi  üzerine  yazdığı bir yazıdan Vremya'nın kapatılması. Yazın,  dış ülkelerde seyahat.    Kumarbaz  m    hazırlıklarına başlaması. Kışın,     karısının     hastalanması.
1864-65   Vremya'nın yerini alan  Devir  dergisinin    idaresi.
1864        24 Mart'ta <--Devir'in ilk sayısı.  Büyük bir  şehrin karanlıklarından  (Devir, No. 1-2 ve 4) 16  Nisan,  Karısının  ölümü. 10 Haziran. Kardeşi Michael'in ölümü, 25 Aralık. Dostu ve iş arkadaşı Apollon Grigoryev'-in ölümü.
1863
1863
8
91865
1865-66
1867 1867 1867
1868
1869
Alışılmamış bir olay  (Devir No. 2) Temmuz  sonunda,  dış  ülkelere seyahat. Cürüm  ve Cezayı  yazmaya  başlaması. Güz'de Wiesbaden'de oturma.
Ekim'de,   Baron  Vrangel'i Kopenhagen'de ziyaret. Kasım'da Rusya'ya  dönüş  ve telif haklarını  Stello-yevski'ye satması.
Üç cilt halinde toplu eserlerinin ilk baskısı, Petersburg, Stellovski Cürüm ve Cezanın Boussky Viestnik'de basılması (No. 1-2-3-4-6-8-11-12) ve kitap halinde çıkması.
Moskova yakınındaki Lublin'de yazı geçirmesi. Yıl, sonunda Kumarbaz üzerine çalışmalar. Anna Gri- gorovna Snitkin adında bir stenograf ile ilişki kur- i ması.
15  Şubat'ta A.G. Snitkin ile evlenmesi. •71   Dış ülkelerde oturma.
14 Nisan'da yola çıkış. Dresden'de iki ay. Bielenski i hakkında bir yazı (saklanmamış.)
16   Ağustos'ta  Apollon Maikov'a  yazdığı   bir   mek-tupta  Turgenev  ile  kavgasını  ve   ruletteki  kaybını: anlatması.
Bir yazarın günlüğü nün hazırlıkları (yeğenine mektuplar)
Yıl sonunda Budala ya başlaması. Ölüler  Evi  nin  üçüncü baskısı Cürüm ve  Ceza.\ nın ikinci ve üçüncü baskıları. Budalanın Roussky Viestnik'de basılması ve kitap j halinde çıkması İsviçre ve İtalya'da yazı geçirmesi. Ateizm üzerine bir roman yazma fikri   (Karamazof Kardeşler'in kişiliklerinin ortaya çıkması).    Bu konuda yeğenine ve Maikov'a mektuplar. Yılın  başlarında   Floransa'ya   gidiş.   Yeni  bir   dergi i olan  Sarya ile  ilişki ve  Danilevski'nin     Rusya ve Avrupa  adlı denemelerine   duyduğu  ilgi.
10
1870
1871
1872
1873
1874
1877
1879
Ebedi Koca (Sarya No. 1-2) Büyülenmiş i yazmaya başlaması. Cürüm ve Cezanın  dördüncü baskısı.
Büyülenmişin basılması  (Roussky Viestnik,     1871 No. 1-2-4-7-9-12 ve 1872, No 11-12). Petersburg'a geri dönmesi. Doğuya bir seyahat tasarısı. Ebedi Koca nın kitap halinde çıkması. (Vatandaş)   adlı  gazetenin  yazı  kadrosuna     katılması  Bir Yazarın Günlüğü nün basılması   (ilk 16 kısım)   ve  Dış Olayları İnceleme. Büyülenmiş in kitap halinde çıkması. Mart sonunda sansür kurallarını bozduğu    için tevkif edilmesi Güzü ve Kışı, Staraya - Rouusa'da ge-çirir. Budala nın ikinci baskısı. Beceriksiz Genç adındaki eserine başlaması. Beceriksiz   Gençin  basılması   (O.Z.   No.   1-2-4-5-9-11-12)   ve kitap halinde  çıkması. Yazı Ems'de geçirmesi
(Günlük adlı dergide, Haziran sayısı,) Balkan meselesi hakkında bir makale ve Dostoyevski'nin siyas inançları.
Beceriksiz Genç in kitap halinde çıkması. Küçük Kız   (Grajdanın dergisini büyültmek için) Yazı Kursk Eyaletinde geçirmesi. 24 Aralık:   Bütün hayatımın hatıraları. Karamozof Kardeşler! yazmaya başlaması Cürüm ve Cezanın dördüncü baskısı.    Karamozof     Kardeşler'in     basılması,      (Roussky Viestnik 1879 No: 1-2-4-6-8-11 ve 1880 No: 1-4-7-11 ve kitap halinde çıkması.
Bir Yazarın Günlüğünün ikinci baskısı. 1876 yılından. Haksızlık ve Hakaret'in beşinci baskısı Haziran ayında Vladamir Solovyov ile birlikte Optin manastırına gitmesi.
111880
1S81
1881
25 Mayıs'ta Moskova yazar ve gazetecilerinin,  Dos-toyevski  şerefine  ziyafet  vermeleri. 6-7  Haziran'da Puşkin  anıtının  ağılısı  dolayısı     ile Moskova'da yapılan şenlikler
8 Haziran'da, Rus Edebiyatını sevenler cemiyetinde, Dostoyevski'nin konuşması ve yapılan Puşkin Gece lerine katılması.
28 Ocak'ta akşam saat 8.38'de Dostoyevski'nin hayata gözlerini yumması.
31 Ocakta yapılan büyük bir törenle, Petersburg'daki Alexander Nevski Manastırının mezarlığına gömülmesi.
12
10. Mayıs, 1938
Benim aziz ve iyi Babam,
Oğlunun senden harçlık istemesi için sana başvurmasını bir fazlalık olarak kabul edebiliyor musun? Tanrı tanığım olsun ki, bu ne kişisel ihtiyaçlarım, ne de imknsızlıkların sonucu. Herhangi bir şekilde seni nasıl soyabilirim? Onları sıkacağını bildiğim halde, kendi et ve kanıma bana bir iyilik etmelerini rica etmenin ne kadar buruk bir tadı var. Kendi kafam ve ellerim var. Özgür ve bağımsızım. Aslında senden bir Köpek bile, istememem gerekir. Kendimi acı fakirliğime gömmem gerek. Ölüm yatağımdan bana destek olmanı istemekten utanmam gerek aslında. Olaylara bakacak olursan seni ancak gelecekle teselli edebilirim. Gelecek ki artık uzaklarda değil ve zaman seni gerçekleriyle ikna edecek.
Şu anda kelimenin tam mnsı ile beni anlaman için sana yalvarıyorum sevgili babacığım. —Hizmet etmekteyim, istesem de istemesem de en yakın çevremin zorunluklarına uymam gerekiyor. Neden bir istisna olayını? Böylesine istisnai davranışlar genellikle en büyük hoşnutsuzluklardan doğmaktadır. Bunu şimdiden anlamış olman lzım sevgili babacığını. Bunun için de insanlara gerektiği kadar karışmış durumdasın. Ve bundan dolayı lütfen söyliyeceğim şeylere önem ver: Asker Akademinin her öğrencisinin, kamp hayatı en azından kırk Ruble'ye ihtiyaç gösteriyor. (Bunu babam olduğunuz için yazıyorum.) Bu kırk Ruble'ye çay, şeker ve saire gibi ihtiyaçlar dahil değil. Rahatım için değil, ama en
13zaruri ihtiyaçlarım için  bunlara sahip     olmam     gerekiyor. Yağmurda ve rutubette bezden bir çadırda yatmak gerektiği zaman, hele insan,  böyle bir havada eğitimden üşümüş    ve yorgun dönerse, bir bardak çaya ihtiyacı olacak kadar hasta olabilir ki, bu son yıllarda sık sık tecrübe ile    başımdan geçmiştir. Senin sıkıntılarını da gözönünde tuttuğumdan ötürü, çay ve diğer şeylerden vazgeçip, senden sadece en zaruri ihtiyacım olan onaltı Ruble'yi istiyorum. İki çift adi postal için. Tekrar ediyorum,  kitaplar yazı malzemeleri,  kğıtlarım,   çorap ve  ayakkabılarım gibi eşyalarımı  bir yerde muhafaza  etmem  gerekiyor.  Bunun  için bir  sandığa ihtiyacını var. Zira kampta çadırdan başka hiç bir barınak yok.    Yataklarımız kılıfsız üzerine  çarşaf örtülmüş  samandır.  Şimdi sana soruyorum, Sandığım olmazsa,    nerede    saklıyabilirim eşyalarımı ?  Şunu bilmen gerekir ki,  benim bir    sandığımın olup olmaması Hazineyi ırgalamıyor. İmtihanlar yakında bi- teceği için artık kitaba ihtiyacım olmayacak. Bundan böyle i giyimimle ilgilenecekleri için ayakkabı vesaire istemek    zorunda kalmıyacağım. Oysa boş vakitlerimi kitapsız nasıl geçirebilirim? Bize verilen postallar öylesine kötü ki, üç çifti, şehirde bile giyilecek olsa, altı aydan fazla dayanmıyor. (Burada gerekli ihtiyaçların bir listesi var.)
Son para havalenden onbeş Ruble ayırdım. İşte görüyorsun sevgili Babacığım, en azından yirmibeş Rubleye daha ihtiyacım var. Haziran başında kamp bitiyor. Eğer oğlunun bu acı ihtiyaçlarına destek olmak istiyorsan, Haziran'ın başında ona bu parayı gönder. Bu dileğimde İsrar etmeye cesaret edemiyorum: Fazla bir şey istediğim yok ama şükranım sınırsız olacaktır.
II
KARDEŞİ MİCHAEL'e.
Petersburg,
9 Ağustos, 1838
(Mektup, Dostoyevski'nin kardeşine neden uzun süredir yazmadığının açıklamasıyla başlar: Meteliği yoktur.)
Tembel olduğum bir gerçek-çok tembel. Eğer benim hayata karşı yegane davranışım bu süregelen tembellikse, sonum ne olacak ? Bilmem ki benim bu kasvetli halim beni asla bırakacak mı ? Ve böyle bir haleti nahiyenin yalnız bir adama musallat olmasını düşünmek ki-onun ruhunun havası dünya ve ahretin bir karışımı gibi görünmektedir. Ne tabiat dışı bir ürün, ta başından beri içindeki ruhsal yasalarına tecavüz edilmiş... Bu dünya bana, günahkr düşüncelerle kaplanmış olan, ilhi ruhların arınması gereken ıstırap yeri gibi görünüyor. Hissediyorum ki, dünyamız gepge-niş bir olumsuzluğa eğilmekte ve her güzel, asil ilhi şey bir hiciv olarak karşımıza çıkmaktadır. Ve böylesine bir tabloda, kişi olagelirse, ki, o, ne fikirde ne de bir etkinin bütünüyle dengesindedir -o aslında tek kelimeyle, tamamen kopmuş bir kişidir- O zaman tabloya ne olacak? Tahrib edilmiştir ve bundan böyle devam edemez.
Ve kutsalın altında sefilleştiği bu kaba maskeyi sadece görebilmek ne müthiştir. Bir isteğin tek gücünün bu maskeyi paralamaya kfi gelip insanın ebede varabileceğini bilmek- Bütün bunları bilmek ve hl yaratıkların en küçüğü en sonu gibi hayata devam etmek... Ne korkunç! Ne aşağılıktır insan! Hamlet! Hamlet! Bütün bu uyuşak ve aciz lemin iniltilerini aksettiren kaypak ve vahşi dilini düşündükçe, ruhumdan en ufak bir iç çekmesi, en ufak bir sitem kopmuyor... Kaderin o keskince baskısının, acısının altında olan bu ruh, bütün üzüntüyü kapsayıp, sadece kendi kalbini kır-
14
15maktadır. Pascal der ki: Felsefeye karşıt olan kişinin kendisi filozoftur. Düzenin zavallı talihi.
Kfi derecede saçmaladım. Sonuncunun dışında mektuplarından sadece iki tanesi elime geçti. Yoksulluğumdan bahsediyorsun kardeşim. Ben de zengin değilim. İnanır mısın ki, kamptan ayrıldığım zaman bir kopek'im bile yoktu. Üstelik yolda soğuk aldım (bütün gün yağmur yağdı ve barınacak bir yer bulamadık). Nerede ise açlıktan hasta olduğum gibi, boğazımı ıslatacak bir yudum çay içecek bile param yoktu. Zamanla iyileştim ama, babamdan para gelinceye kadar, kamptaki en çetin ihtiyaçlar kıvrandırdı beni. Borçlarımı ödeyip gerisini sarfettim.
(Dostoyevski bu kısımda kardeşinin durumu ve kendi mali güçlükleri hakkında bazı açıklamalar yapar.)
Herneyse.  Artık  başka  şeylerden  bahsetmenin     zamanı geldi.  Okuduğun kitapların  çokluğundan     böbürleniyorsun... Bu  yüzden sana gıpta ettiğimi  sakın aklına  bile     getirme. Peterhof'da en azından senin kadar ben de okudum.    Bütün Hoffmann'ları  Almanca ve Rusça olarak  (Yeni Kater Murr henüz Rusça'ya çevrilmiş  değil)  Ayrıca Balzac'ların  da hemen hepsini   (Büyük kişi Balzac!)   Onun kişileri hep zekyı kucaklayan yaratıklar.  Sadece zamanının ruhunu değil,  binlerce   yılın   bütün   çabalarını,  insan   ruhunun  gelişip   kurtulmasını belirtmek için  çalışmıştır.  Bunların  dışında     Götlıe'-nin Faustunu ve kısa şiirlerini,  Polevios'un tarihi    Ugoli-no ve    Undineyi okudum.   (Başka bir zaman Ugolino'dan uzun uzun bahsedeceğim.)   Ve nihayet Cromwell ve  Her-nani hariç Victor Hugo'yu... Hoşça kal. Bana mümkün olduğu  kadar  sık yaz.  Zira mektupların  benim için bir  zevk ve teselli kaynağı oluyor. Hemen cevap ver. Mektubunu en geçinden on iki gün içinde bekliyorum. Yaz bana ki tamamen çökmiyeyim.
Kardeşin
F.  Dostoyevski.
16
Yeni bir plnım var: Deli olmak. Bu, insanların akıllarını kaybettikten sonra tedavi olarak tekrar, akıllanmaları için yegane çıkar yoldur. Eğer bütün Hoffmann'ları okuduy-san, Alban'ı hatırlıyacaksın. Nasıl buluyorsun onu? Anla-işılmazlığı avuçlarının içine aldığı halde, onunla ne yapacağını bilmeden, Allah denen bir oyuncakla oynayan kişiyi seyretmek ne kadar müthiş.
III
KARDEŞİ MlCHAEL'e.
Petersburg, 31 Ekim, 1838
Sana son yazdığımdan bu yana ne kadar zaman geçti sevgili kardeşim. Bu kahrolası imtihan, sana ve babama yazmama, İ. N. Şidlovski'yi aramama engel oldu. (Not: Nikolay Şidlovski. Hazine memuru olan bu kişi, tumturaklı soyut fikir ve eğilimlerde şiirler yazmış, daha sonraları içki yüzünden kendisini mahvetmiştir.) Bütün bunlardan ne kazandım? Daha terfi de edemedim. Ne korkunç! Bütün bu sefaletin içinde bir yıl daha yaşamak. Tam bir aşağılığın kurbanı olduğumu bilmeseydim, bütün bunlara bu kadar kız-rnayacaktım. Eğer zavallı babamın gözyaşları ruhumu böylesine yakmasaydı, başarısızlığım beni bu kadar üzmiyecek-ti. Şimdiye dek yaralanmış bir gurur hissinin ne olduğunu hiç bilemedim. Eğer böyle bir his beni sarmışsa, muhakkak kendi kendimden utanmam ve yüzümün kızarması gerekiyor... Şimdi şunu bilmen gerekir ki tüm dünyayı bir darbede ezip mahvetmek istiyorum... imtihanlardan evvel öylesi-
17
F: 2ne vakit kaybettim ki. Ayrıca hasta ve sefildim. Böyle olmasına rağmen, kelimenin tam anlamı ile bütün çabalarıma. rağmen gene de bırakıldım. Bu kendisine ders yılı içinde biraz küstah davrandığım Cebir hocasının verdiği bir kararla oldu. Bu davranışlarımı bugün bile unutmamak basitliği ve adiliğini gösteren Profesör bana kaçamak yollu bir şekilde, başarısızlığımın nedenlerini açıkladı . On numara üzerinden, ortalama dokuz buçuk tuttuğum halde bırakıldım... Ama hepsine boş ver. Eğer ıstırap çekmem gerekiyorsa, çekeceğim... Bu konuda daha fazla kğıt ziyan etmek istemiyorum. Zira seninle konuşmak fırsatı o kadar seyrek elime geçiyor ki.
Dostum,  bir  ozan  gibi  felsefe  yapıyorsun. Oysa     insan ruhu devamlı olarak en yüksek noktasında olamıyacağı için yaptığı felsefe gerçek ve tam olmuyor. Kişinin daha    fazla bilebilmesi için, daha az hissetmesi gerekiyor. Ya da bunun, tam tersi. Kararların  çok kuş  beyince- bu yüreğin    sadece bir çılgınlığından ibaret. BİLMEK kelimesi ile kesinlikle ne demek istiyorsun ?  Tabiat, ruh,  aşk ve Allah kişinin  ancak yüreği ile hissedilebilir,  yoksa akıl yoluyla değil.  Eğer    biz ruhlar  olsaydık  kişiliğimizin     salındığı  ruhlar  lemine yerleşebilirdik. Oysa bizler dünya yaratıklarıyız ve fikirleri ancak tahmin edebiliriz, yoksa onu tam mnsı ile kavramak elimizden  gelmez.  Ruhun  iç  merkezlerinde,   geçici  kuruntular  arasında  zekmızı  güden şeye AKIL  demekteyiz.    Akıl maddi bir kabiliyettir,  oysa can veya ruh, yüreğin  fısıldadığı düşünceler üzerinde yaşar. Düşünce ruhta doğar. Akıl   ise-bir let,  ruh  ateşi ile güdülen bir makinadır. İnsan aklı ki (bunun üzerinde en azından bir bölüm durmak gerekir)    bilgi mülklerine sızdığı zaman; duygudan bağımsız olarak çalışır ve bu sebeple de yürekten uzaklaşır. Ama gayemiz aşk ve doğayı anlamaksa o zaman yüreğin ululuklarına    doğru yönelmek zorundayız
18
IV
KARDEŞİ MİCHAEL'e.
Petersburg, l Ocak, 1810
Sitemlerine cevap verip, beni yanlış anladığını belirtmek istiyordum. Diğer şeylerin yanında bahsetmek istediğim bazı şeyler vardı. Oysa sana bu mektubu yazarken, aklıma öylesine tatlı anılar ve düşler geldi ki, başka şeylerden bahsetmek elimde değil. Sadece bir noktaya temas etmek istiyorum. Sence büyük olan ozanları ben hiç bir zaman, birbirleriyle kıyaslamayı ve aralarındaki farklara varmayı aramadım. Ve hiç bir zaman Schiller'le Pushkin arasına bir paralel çekmedim. Bunu nasıl düşünebildiğini tahayyül edemiyorum! Mektubumun o bölümünde beni ikaz etmen gerekiyor, Schiller ve Pushkin'in isimlerini yan yana koymam mümkün olabilir ama, ben senin aradaki virgülü farkedeceğini tahmin ediyordum. En ufak bir benzerlikleri bile yok. Oysa Pushkin'le Byron arasında bir benzerlikten bahsedilebilir. Ama Homerte Victor Hugo arasındaki ilişkide beni tam anlamı ile yanlış anladığından eminim. Şunu demek istiyorum: (Efsanevi bir kişi olan Homer, bize, Tanrı tarafından yollanan İsa gibi bir kimsedir, ve ancak İsa ile kıyaslanabilir. Oysa Victor Hugo ile asla.) Çabala kardeşim. Tüm çabala, İlliad'a girebilmek için. Dikkatle oku. (Şunu itiraf et ki, onu asla okumadın. Homer, İl-liada'da kadim dünyaya, dünya ve ahret örgütlenmesini, Yeni dünyanın İsa'ya borçlu olduğu gibi belirtti. Şimdi beni an-lıyabiliyor musun? Victor Hugo bir şıktır, bir melek kadar temiz, ve onun şiirleri Hıristiyan düşüncesinin sonuna dek, temizliğinin belirtisidir. Bu konuda kimse onunla aşık atamaz. Ne Schiller (Eğer Hıristiyan bir ozansa) ne lirik Sha-kespeare, ne Byron ne de Pushkin Onun Fransızca Sonnet'-
19lerini okudum. Sadece Homer'in, hizmet ettiği tanrısal şiire ve şiirlerine karşı sarsılmaz bir inancı var-sırf bu bakımdan şiirleri Victor Hugo'nunki gibi ama fikirleri, tabiatın kendisine verdiği anlatım başarısı bakımından daha başka. Ben aslında hiç bir zaman buradaki fikirleri kasdetmedim. Aslına bakacak olursan, bence Derşavin lirik bir şair olarak, her ikisinden de daha üstün. Hoşçakal benim aziz dostum.
Hamiş.— Seni  bir  kere daha  azarlamam  gerekiyor.   Şiirin şeklinden bahsettiğin zaman, bana oldukça deli dolu görünüyorsun.   Ciddi  söylüyorum   bunu.     Uzun   bir  zamandan beri,  senin  bu konuda  tam manası ile  normal     olmadığının farkındayım.   Son  zamanlarda,   Puşkin   hakkında   bazı   imalarda bulunuyorsun.     Ben  bunu istiyerek  ele almadım.   Senin  tarzından  ise,   gelecek mektubumda  uzun  uzadıya  bahsedeceğim. Zira şu anda ne vaktim ne de imknım var. Lütfen bana   söyler  misin,   hangi  ölçülere   dayanarak,   tarzlarının kötü olduğunu ileri sürerek Racine ve Corneille'nin bizi tatmin etmediğini ileri sürebiliyorsun.  Gidi  seni sefil  alçak! Ve nasıl bir küstahlıkla ilve edebiliyorsun: Ve her ikisinin de kötü  birer  şair     olduklarını  düşünebiliyor musun     diye. R.acine  şair  değil  demek.  İdealist,   ateşli,  titiz olan Racine şair değil ha?  Bunu sormaya nasıl    cesaret     edebilirsin? Onun   Andromaque'ını  okudun mu bakalım?     İphigenie sini okudun mu?  Her hangi bir şekilde onun harikulade olmadığını iddia  edebilir  misin?   Racine'in  Achilles'i,  Homer'-le  aynı türden gelmiyor mu?  Seni temin ederim ki,  Racine bunu Homer'den araklamış,  ama  ne  şahane bir şekilde. Ne harikuladedir   onun  kadınları.   Onları   takdir edip   anlamaya çalış. Diyorsun ki:  Racine bir dahi değildir,  böyle    olunca nasıl bir  dram yaratabilir.     Sadece   Corneille'yi  taklid   ediyor.   Peki ya   Phedre'si?  Kardeş,   eğer  sen   Phedre'nin en saf ve en yüksek bir şiir olduğunu kabul etmiyorsan, senin   hakkında   ne  düşüneceğimi   bilemiyorum.   Neden   içinde
20
Shakespeare   zorlaması   var?   Eğer   ortam,     mermer   yerine Paris'in  sıvalarıysa!
Corneille'e gelince. Yeniden dinle beni kardeşim! Gerçekten seninle nasıl konuşacağımı bilemiyorum. Belki de Ivan Nikiforoviç (Gogol'un roman kahramanlarından biri) gibi evvel okkalı bir porsiyon yeşillik yemem gerekiyor. Böyle saçma sapan konuştuğuna bakılacak olursa, onu okuduğunu hiç tahmin etmiyorum. Nasıl olur da Corneille'nin, insan üstü kişileri ve romantik ruhuyla Shakes-peare'e yaklaştığını bilemezsin. Sefil rezil seni! Acaba bilebiliyor musun ki Corneille'den elli yıl sonra ortaya çıkan o sefil ve tatsız Jodelle (iğrenç Kleopatra'nın yazarı) ve Ronsard, ki bizim öz Trediakovski'nin ilk ihtarlarıyken, Corneille, çağdaşı tatsız ve aşşağılık şair Malherbe ile birlikte ilk çıkışını yapmıştır. Ondan hangi hakla bir şekil, bir tarz isteyebilirsin? Kişi onun tarzını Seneca'dan apardığı-nı kabul edebilir. Cinna sim okudun mu onun? Ölümsüz ve ilhi Octavius'un karşısında Kari Moor, Fiesco, Tell ve Don Carlos kim ola? Aslında bu eser Shakespeare'i iftihar ettirmeli. Rezil seni! Eğer daha okumadıysan, hiç olmazsa Augustus ile Cinna arasındaki konuşmayı oku ve onun ihanetini nasıl affettiğini öğren. Ulu Tanrım! Sadece gazaba uğramış melaikeler böyle konuşabilir. Bilhassa, Augustus'-un konuştuğu kısım : Soyons amis, Cinna. Horace'sını okudun mu onun? Bu kişileri kesinlikle sadece Homer'-de bulabilirsin. İhtiyar Horace bir başka Diomedes'tir; genç Horace ise Telamon'un oğlu ve Achilles'in ruhuna sahip bir Ajax. Curias Patrocles'tir ve tek kişidir Achilles: Aşk ve görevin tam çarpışmasıdır o! Öylesine büyük ve mağrur. Le Cid'i okudun mu? Oku ey mutsuz adam ve Corneille'den evvel çirkefe yuvarlan. Ona sövdün. Her şeyden evvel oku onu. Eğer Cid:> de hassasiyet en büyük gelişimi-nf: ulasamıyorsa neye yarar? Don Rodrigo'nun kişileri ne mükemmel! Oğlu ve oğlunun sevgilisi - ve sonra sonu!
Yalvarırım   sana     hakaretamiz   çıkışmalarımdan  dolayı
21alınma, bana.
Gogol'un  İvan Ivanoviç  Perrepenkosu  gibi  kızma
KARDEŞİ MlCHAEL'e.
30 Eylül, 1844.
(Başlangıçta, her iki kardeşin neşretmek istedikleri Schiller çevirisinden bahsetmektedir.)
Evet kardeşim, gerçekten durumumun ne kadar umutsuz olduğunu biliyorum. Olduğu gibi, önüne sermek istiyorum her şeyi. Daha fazla hizmet edemiyeceğim için emekliye ayrılıyorum. Böylesine anlamsız bir şekilde hizmet edecek olursam, hayatımın en iyi yılları bana hiç. bir zevk sağlamıyacak. Ayrıca uzun süre hizmet etmeyi de düşün-medim. En iyi yıllarımı neden harcıyayım? Ama asıl mesele beni taşraya yollamak istemeleri. Şimdi, de bana! Petersburg'un dışında olursam, bunun bana ne gibi bir faydası olabilir? Ne yapabilirim? Bu konuda beni, kesinlikle an-lıyacağından eminim.
Gelecekteki hayatım için gerçekten üzülmene, meraklanmana lüzum yok. Her zaman için kendimi geçindirecek bir şeyler bulabilirim. Çok ağır çalışacağını demek istiyorum. Şimdi artık hürüm. Asıl mesele şu anda ne yapmamın gerektiği. Düşün bir kere kardeşim! Sekizyüz Ruble borcum var - beş yüz yirmi beşi kira parası. Eve bin beşyüz Ruble borcum olduğunu yazdım; zira oradaki kişileri iyi bilirim. (Not. Babası öldüğü için vasiliğini eniştesi yapmaktadır) Daima istediğim mikdarın üçte birini yollarlar. Emekliye
22
ayrılacağımı daha hiç kimse bilmiyor. Hizmette olmadığıma göre başlangıçta ne yapacağım? Sivil elbise alacak bile param yok. 14 Ekimde emekli olacağım. Eğer o zamana kadar Moskova'dan para alamazsam mahvoldum demektir. Cidd söylüyorum, her halde içeri atarlar beni - eminim bundan. Tuhaf bir durum.
(Yazar burada yeniden, ne şekilde akrabalarından para temin edebileceğinin tartışmasını yapmaktadır)
Kurtuluşumun dramımda olduğunu söylüyorsun. Öyle ama oynanması için uzun zamana ihtiyaç olduğu gibi, para alabilmemin daha da uzun bir zamana ihtiyacı var. Bu arada da emekliliğim ile yüzyüzeyim. (Aziz dostum benim, eğer kğıtlarımı yollamış olsaydım, aynı şeyi şimdi bile yapardım. Attığım bu adımdan en ufak bir pişmanlık duymuyorum. Bir umudum daha var; bir romanı bitirmek üzereyim (Yoksullara) Aşağı yukarı Eugenie Grandet uzunluğunda. Gayet değişik bir eser. Şimdi temize çekiyorum. Her halde ayın 14'üne kadar naşirden bir haber alırım. Otetçestnennia Zapiski'de çıkartmak istiyorum (Yaptığım işten çok memnunum.) Belki de bunun için dörtyüz Ruble alırım - tek "ümidim bu. Sana kitabımdan daha etraflı bir şekilde bahsetmek isterdim ama şu anda vaktim yok. (Oyunu her hal-de sahneye koymak niyetindeyim, zira hayatımı bu şekilde temin etmek istiyorum.)
Moskovalılar, inanılmayacak kadar budala, kibirli ve görgü konusunda fazla titiz kişiler. K. yazdığı son mektubunda (4. Dostoyevski'nin vasisi) üstünkörü bir ilgi ile, kendimi böylesine Shakespeare'e kaptırmamamı tavsiye ediyor. Dediğine bakılacak olursa kendisi bir sabun köpüğünden başka bir şey değilmiş. Acaba sen bana, Shakespeare'e olan bu rezilce ve saçma sapan düşmanlığın nedenlerini açıklıyabilir misin? Birdenbire onu bu işe karıştırmasının manası ne? Kendisine yolladığım cevabı görmeliydin. Polemik tarzın mükemmel bir örneği idi. Kendisini iyice bir haş-Jadım. Mektuplarım ebed sanatın birer şaheserleridirler.
23Kardeşim, Allah aşkına hiç vakit getirmeden eve yaz. Durumum gerçekten çok umutsuz. Ayın 14'ü zamanımın sonu. Kğıtlarımı altı hafta önce yolladım. Cennet aşkına yaz onlara ve bana hiç gecikmeden para yollamalarını bildir. Gayet acele bir  iş bu, yoksa aksi halde sırtıma giyecek elbisem bile olmayacak. Clestakof (Not: Gogol'un Müfettiş indeki) cezaevine gitmeye hazırdı ama tüm şerefi ile. Ben tüm şerefimle yalınayak nasıl gidebilirim ceza evine?
Adresim: Vladımır kilisesi yanında, Piranişnikof eliyle, Grafengasse.
Romanımdan son derece mutluyum - kendimden geçecek kadar. Zira para alacağımdan kesinlikle eminim; bütün bunların dışında... Bu abuk sabuk mektubumun kusuruna bakma.
VI
KARDEŞİ MİCHAEI/e.
24 Mart 1845
Uzun bir süredir sabırsızlıktan yanıp tutuşmuşsundur sevgili kardeşim. Durumumun kararsızlığı sana yazmama engel oldu. Ve bu kararsızlıkla yüzyüze olduğum sürece kendimi hiç bir işe veremiyorum. İşlerimi biraz yoluna sokmayı başarabildim ama gene de bu oturmamış durumuma rağmen sana yazmak istiyorum. Zira o kadar uzun zamandan beri sana tek kelime bile yollıyamadım.
Moskova'dakilerden beşyüz Ruble aldım. Ama öylesine: birikmiş eski ve yeni borçlarım vardı ki, para kitabımın basılmasına yetmedi. Gene de o kadar kötü değil. Romanımı
24
ya borca  bastırırım  ya  da   ev   borçlarımın  yarısını  öderim-Sadece   kitap   hazır   değildi.   Kasımda   bitirdim   ama  Aralık ayında  esaslı  bir  şekilde değiştirmeye  karar  verdim.  Böyle de yapıp yeniden yazdım.  Sonra Şubat ayında yeniden    do-ladini elime.  Kesintiler  ilveler  yapıp  iyice  bir     düzelttim.. Martın ortalarına doğru bitti. Yaptığım işten tatmin oldum. Tam  bu  sırada  yepyeni  bir  engelle  karşılaştım.  Sansür kitabı okumak için bir aylık bir zaman istiyordu. Daha evvel yapılamazmış.   Dediklerine   göre   sansür  heyetinin   görevlilerinin  işleri  başlarından   aşkınmış.   Ne   yapacağımı   bilmediğim  için  kitabı  geri   istedim.  Sansürün   okuma   süresi  dört haftanın üzerine,  üç hafta da baskı işleri eklenecek olursa,. romanım   ancak   Mayısın   başında   çıkabilecekti.  Bu ise   çok, geçti benim için. Sonra çevremdeki kişiler eserimi Ottetçest-venia Zapiski'ye göndermem için dört bir tarafımdan baskı yapmaya  başladılar.   Bir   delilik   olurdu   bu.   Muhakkak   ki pişman  olurdum.  Her  şeyden  evvel  ya yazımı  okumıyacak-lar,  ya  da  en  azından  altı  ay  sonra  okuyacaklardı.  Benim eserime  gelene kadar,  tepeleme yazı var ellerinde.  Bassalar bile,  belirli   çevrelerin   gazetesi   olduğu  için   elime      metelik geçmiyecekti.  Ben  günlük  ekmeğimi kazanmak  çabası içindeyken,   kuru   şöhretin  bana   ne  gibi  bir   faydası      olabilir. Çarnaçar bir  süre  umutsuzcasına  beklemeyi kararlaştırdım ve  bu arada  yeniden  borçlandım.  Herkes  Eylül  başlarında, hassas tazılar gibi bir yenilik sezmek için Petersburg'a dö-nünceye kadar,  ben de  son meteliğime kadar     dayanmaya çalışacağım,   (ki   zannımca   bu   yeterli  olmayacak.)   Kitabın, baskısı için  tabii. Eğer bunu  bir  dergide  yayınlamış  olsaydım     sadece     maitre     d'hotel'in     değil,     ayrıca     kendilerini   kültür   yaratıcıları  sanan   mutfak   itleri  ve   orospularının  boyundurukları   altına   girmek   zorunda  kalacaktım.  Bu bir despot meselesi değil,  en  azından yirmi despotun işidir. Şayet kitabı kendi paramla bastıracak olursam kendi yolumu kendim çizmiş olacağım.  Ve kitap  iyi  olursa  -  küçüm-senmiyeceği gibi,  beni hem borçlarımdan kurtaracak     hemde var olma endişelerinden kurtaracaktır.
Ve şimdi bütün bunlar var olmaktır!  Ve sevgili kardeşim gayet-iyi bilirsin  ki,  ben bu  gaye ile  kendi  imknları    mın  içine  itilmişimdir.  Fakat and  içtim  kendi  kendime,  bu bana ne  kadar zorluk  çıkarırsa   çıkarsın,   şartlar ne  olursa   olsun kendimi toparlıyacağım ve ısmarlama hiç bir işe  gir-miyeceğim.  Emir  altında çalışmak  beni   çürütecek  ve   sıkacaktır.  Her  çabamın  kesinlikle  iyi  olmasını  isterim.  Örnek   olarak Puşkin ve Gogol'a bak.  İkisi de  çok az yazdığı hal-   de mill şöhret oldular.  Gogol şimdi basılmış    her    forması   için bin Ruble  alıyor ve  sen  de  gayet iyi     bilirsin ki,  her   mısraı için Puşkine bir duka altını ödenmektedir.  Her ikisi   de    —ve özellikle Gogol— namlarını fakirlik yıllarına borçludurlar. Eski okul yıkılmakta, yeni okula gelince yazmıyor   . sadece   karalıyor.   Kabiliyet,  içinde   muazzam   bir   adeli  güç ve  canavarca  gelişmemiş  fikirler  olan,   vasi bir  kapsama peşinde  yapılan çabada,   evrensel  olarak harcanmıştır.  Kişinin  mesleğinde  gerçek  bir  çalışma  bulması   güçtür. Beran-.ger;   modern  Fransız  tefrikacı ve  makalecileri  için,   onların çalışmalarının,  bir kova içindeki bir şişe  şaraba benzediklerini söylüyor. Aynı şey bizim halkımız için de varittir. Ra-fael her  resmi üzerinde  yıllarca  çalışıp  her ayrıntı  üzerinde   titizlikle durmuş  ve  bundan  ötürü  şaheserler  yaratmıştır.  Tanrının,   onun  fırçası  altında  yücelmesinin sebebi     de budur.  Bugün  ise  Vernet,   herbirinin başlı  başına     koskoca bir  odaya  ihtiyaç  gösteren  tablolarını bir  ayda     tamamlamaktadır.   Perspektif   pek   heybetli,   fikir   dağ   gibi   olduğu halde,   yapıtta   on paralık   ciddi   bir   çalışmaya  raslanamaz. Böylesine  ressamların  tümü  bir badanacıdan  daha  ileri  gidemezler.
Kitabımdan gerçekten memnunum. İyi ve köklü bir çalışma ama aynı zamanda müthiş de kusurlu bir eser. Her şeye rağmen onun basılmış olduğunu görmek beni fazlasıyla hoşnut kılacaktır. Şu anda yeni fikirlerim olmadığından beni halka tanıştıracak bir şeyler yazmayı arzu ediyorum.
26
Sadece para hatırına olsa bile, bu saçma sapan yazmak istediğim anlamına gelmez ama cidd bir çalışma yapabilmek için çok zamana ihtiyacım olmadığının bir nedenidir.
Dostlarım, sizlerle birlikte olmayı kararlaştırmış olduğum an yaklaşmaktadır. Oysa buna karşılık elimde imknlarım yok. Her şeyden evvel para. Bu yüzden eski inimde kalmaya karar verdim. Çünkü burada her şeye rağmen ev sahibi ile aramızdaki anlaşmadan dolayı en azından altı ay hiç bir şekilde üzülmeme sebep yok. Aslında mesele kitabımı bitirebilmek. Eğer başaramazsam asarım kendimi.
Ağustos ayına kadar en azından üç yüz Ruble biriktirmiş olmayı isterdim. Bununla kitabı bastırmam mümkün olabilirdi. Fakat Rubleler akıntı çağanozları gibi dört bir tarafa saçıldılar. Dörtyüz ruble civarında borçlandım. (Yeni giderler ve giysiler dahil.) Şimdi en azından iki yıl için efendice giyimliyim. Ama şartlar ne olursa olsun sizlere gelmek kararındayım. En yakın fırsatta bana yaz ve benim burada kalmam hakkındaki düşüncelerini bildir. Bu benim için çok acı bir mesele, ama elimden başka ne gelir ki?
Gelecekteki güçlüklerden dehşete düştüğünden bahsediyorsun. Schiller çevirisi işleri düzelteceği gibi, benim kitabımdan da bir şeyler umabiliriz. Gecikmeden cevap ver. İlk postayla sana bütün kararlarımdan bahsedeceğim.
Çocukları tarafımdan öp ve Emilie Fydorovna'ya selmlarımı söyle (Not : Michael Dostoyevski'nin karısı). Her zaman aklımdasınız. Belki de yazı yazmadığım zamanlar ne ile vakit geçirdiğimi merak ediyorsundur - okuyorum. Bir hayli okuyorum ve bunun benim üzerimde bir hayli garip etkileri var. Yıllarca evvelinden bildiğim bir şeyi yeniden okuduğum zaman kendimde taze kuvvetler hissediyorum. Kitabın ruhuna kadar inip onu kavradıktan sonra kendime yeni destekler elde ediyorum. Tiyatro eseri yazmaya gelince; bu konuda hiç bir şey bilmek istemiyorum. Bir tane yaratabilmek için yıllar boyu çetin çalışmaya ve dinlenmeye ihtiyacım var. Bu gün tiyatro eseri yazmak
27gerçekten kolaydır. Zira dram her geçen gün biraz daha melodram oluyor. Slıakespeare sisler arasında kayıplara karışmakta ve bizim rezil dramımızın dumanları arasından bir Tanrı ya da Broken'in  bir hayaleti gibi yükselmektedir. Bütün bunlara rağmen, yazın belki bir tane yazmaya çalışacağım. Hele şöyle bir kaç yıl bekliyelim! Kardeş! Edeb sorunlarda, bir kaç yıl evvelki kişi değilim. O zamanlar çocukluk ve çılgınlık yıllarıydı. Bu iki yıllık güçlü çalışma, benden çok şeyler aldığı gibi bana çok şeyler de getirdi.
Son Invalide'eki makalede açlık, soğuk ve tımarhanede ölen Alman yazarlarının macerasını okudum. Yirmi kişiydiler - ve de ne isimler! Bu hal tüylerimi diken diken ediyor. Aslında bir sahtekr olmak çok daha iyi.
VII
KAKDEŞİ MlCHAEL'e.                 
4 Mayıs, 1845.
Çok sevgili kardeşim,
Sana uzun bir süreden beri yazamadığım için bağışla beni. Her zamanki gibi yapılacak bir sürü karmakarışık islerim vardı. Bir türlü elinden kurtulamadığım romanım, devamlı olarak beni sonsuz bir çalışmaya zorluyor. Bunun böyle olacağını baştan bilebilseydim, hiç bir zaman başlamazdım. Sil baştan etmeye karar verdim. Tanrım, nasıl da . düzelip gelişti! Yeniden bir kere daha düzelteceğim ve bu son olacaktır. Bir daha dokunmayacağıma kendi kendime söz verdim. İlk kitapların kaderi daima, devamlı düzeltil-meleridir. Atala nın, Chateaubriand'ın ilk eseri olup ol-
28
madiğini bilmiyorum ama, kendisinin bunu on yedi defa yeni baştan yazdığından haberim var. Puşkin de kısa şiirlerinde aynı şeyi yaptı. Gogol, zaman zaman şahane eserlerini iki yıl süreyle düzeltti. Eğer Stern'in o zarif kitabı Hissi seyahati okuduysan, Walter Scott'un hakkındaki makalesinde, onun uşağı La Fleur üzerinde İsrarla söylediklerini hatırlayacaksın. La Pleur efendisinin Fransa gezisi intiba-larında ortalama olarak beş bin sayfa kğıt harcadığını açıklıyor. Şimdi asıl mesele şu: Bütün bu kğıtlar ne oldu? Sonuç ufacık bir kitaptı (Örneğin Plyuşkin, Not : Gogol'un Ölü Ruhlar adlı kitabının kişilerinden biri) böyle bir eser için, cimriliğin timsali olduğundan on iki sayfadan fazla kğıt harcamıyacaktı. Aynı. zamanda da, Walter Scott denen kişinin Davranış adlı eserini bir kaç hafta içinde nasıl olup da bitirebildiğini anlamıyorum. Bunun nedeni belki de onun, o zamanlar kırk yaşlarında olmasından ileri geliyordu.
Bense bu sebeplerden sonumun ne olacağını bilmiyorum, kardeşim. Durumumun beni en ufak bir şekilde endişeye düşürmediğini İsrarla belirttiğin vakit, beni yanlış anlıyorsun. Aslında bu beni korkunç bir şekilde endişelendirmektedir ve bana işkence veren korkunç düşüncelerim yüzünden, sık sık geceler boyu uyuyamıyorum. Akıllı kişiler romanımı bir kitap olarak neşredecek olursam benim tepetaklak olacağımı iddia ediyorlar. Kitabın iyi bir eser olduğunu kabul ediyorlar ama, ben onlarca iyi bir iş adamı olmadığım gibi, naşirlerin de birer tefeci olduklarını iddia ediyorlar. Kendi çıkarları yüzünden beni soyacaklar ve ben onlar tarafından öldürülmeye baş eğeceğim.
İşte bu sebeplerden dolayı, eserimin bir dergide çıkmasına karar verdim - örneğin Otetçestvennia Zapiski. 2500 basıyor ama en azından 100.000 kişi tarafından okunuyor. Eğer romanımı bu dergide çıkaracak olursam edeb Şöhretim ve bütün geleceğim teminat altına alınmış olacak Bundan, belki kolayca bir servet bile elde edebilirim. Ay-
29rica bu gazeteye sağlam bir adım atmam olacaktır ki, devamlı olarak para da kazanabileceğim. Eğer kitabım, derginin Ağustos veya Eylül sayılarında çıkacak olursa, Ekimde de kendi hesabıma bastırabilirim. Şundan da kesinlikle eminim ki kitap sever her kişi eserimi alacaktır. Bütün bunların dışında da reklm işlerine para vermiyeceğim. İşler bu şekilde işte.
Kitabımın islerini ayarlamadan Reval'e gelmeme imkn yok. Vaktimin boşa geçmesini hiç istemiyorum. Hiç bir  ağır işten de kaçınmamalıyım. Ayrıca ilk kitabım çıkıp da bana sağlam bir yol çizdikten sonra, edebiyat konusunda bir isim yapacak yeni fikirlerim var. Sözün kısası, gelecek için görüşlerim bunlardan ibaret.
Paraya gelince ne yazık ki meteliğim yok. Nereye gittiğini de ancak şeytan bilir. Ama her şeye rağmen borçlarım fazla değil.
Kitabımı çıkarır çıkarmaz senin Schiller çevirinle meşgul olacağımdan yaşadığın gibi emin olabilirsin. Gezginci Yahudi fena değil, ama Sue'nın üzerimdeki etkisi fazlasıyla sınırlı.
Bu konuda daha fazla konuşmak istemiyorum sevgili kardeşim, ama senin durumun ve Schiller'e olan inancın beni öylesine üzüp huzursuzlandırıyor ki, kendi endişelerimi unutuyorum sık sık. Gerçekten de bu konuda fazlasıyla huzursuzlanıyorum.
Eğer kitabımı bastıramazsam muhtemelen Neva'ya gideceğim. Başka ne yapabilirim ki? Her şeyi teker teker düşündüm. Sabit fikirlerim için ölümü göze alamam.
Kısa zamanda yaz bana, zira kendi kendimden bıktım.
30
VIII KARDEŞİ MİCHAEL'e.
8 Ekim, 1845
     Çok sevgili kardeşim,
Bu zamana kadar sana kendi işlerimden bahsetmek için ne zamanım, ne de keyfini vardı. Her şey iğrenç ve nefret dolu. Dünyanın ise bir çölden farkı yok. Bütün bu süre zarfında param olmadı ve sadece borçla yaşıyorum ki, bu da hiç hoş bir şey değil benim aziz ve tek dostum. İkincisi, hani insanın bütün cesaretini kaybettiği o rezil durum. içindeydim. Kendi hakkında gereğinden fazla düşünüp, dizginsiz öfkelere kapıldığı bir durum.
Ayın  başında  Nekressov gelip borçlarının  bir     kısmını ödedi. Gerisini bir kaç  gün sonra     alacağım.    Not : Nikolay   Alexeyeviç   Nekressov   (1821 -1877)   Hür   fikir   ve   eğilimleri   olan  önemli  bir yazar.  Puşkin   tarafından     kurulan. Sovremennik  adındaki aylık  dergiyi 1846 - 66  yıllan  arasında idare  etmiştir).   Sana  şunu  söylemeliyim  ki,  bundan  ik hafta evvel  Bielinski   (Not: Vissarion  Grigoryeviç Bielinski.. Aşırı  hür fikirleri olan çok    önemli bir Rus  eleştirmecesi.) edebiyat dünyasında nasıl yaşamam    ve davranmam    konusunda bana geniş bir ders verdi. Kendi durumumun çözümü, için, basılacak her formaya ikiyüz ruble istemeliymişim. Bu. şartlar altında Goliadkin  adlı eserimin bana en    azından bin  beş   yüz   Ruble   getirmesi gerek.  Açıkça vicdan     azabı. Çeken Nekressov,  ondan  bir  şeyler umduğundan  benden aldığı  Yoksullar   ım   için,   Ocak   ayının   15'inde     bana  yüz. ruble daha vermeye söz verdi. Böyle bir esere yüz elli ruble vermenin   Hıristiyanlığa   yakışmıyacağını,   sonunda      kendisi bana itiraf etmek zorunda kaldı.
Bütün   bunlar  gerçekten   güzel   şeyler.   Ama   en     fazla.
can sıkıcı olan taraf  Yoksullar  ım konusunda  sansür he-
31yetinden henüz bir haber almamış olmam. Bu saf ve hilesiz eserimi kaçırdılar sanki ve ben bunun sonucunun ne olabileceğini bir türlü kestiremiyorum. Ya basılmasını yasaklarlarsa? Ya silerlerse her satırını? Gerçek bir felket olur bu! Nekressov da bana kendi Günlük'ünün vaktinde çıkamıyacağını ve bunun kendisine dört bin Ruble'ye mal olduğunu söyledi.
Jakov Petr

Gelen Yorumlar
Bu dökümana henüz yorum yapılmamış, aşağıdaki formdan yorumunuzu ekleyebilirsiniz.
Yorum Ekleyin
Başlık
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.

okunuyoruz

uyariyazici

Yazı ya da yorum gönderirken nelere dikkat etmeli?

Yorumlarınızın, gönderdiğiniz yazıyla alakalı olması gerekir.

Bir markayı, kurumu ya da şahsı karalayan, hakaret içeren, suç teşkil edebilecek yazılar ve reklam amaçlı metinler sayfalarımızda yayınlanmaz.

Yazılarınızı gönderirken, lütfen Türkçe karakterleri kullanınız.

Yorumlarınıza cevap geldikten sonra silemezsiniz. Gönderirken lütfen dikkat edin.

Lütfen çıktı almadan önce çevresel sorumluluğumuzu düşünerek kendimize soralım : Gerçekten bir kopyaya ihtiyacım var mı? / Please consider your environmental responsibility before printing this e-mail

ortaadsense

sagsutun

AaramaMerkezi

gogglearamagoruntu

Google

AboneMerkezi
aboneol

Mail Abonesi olmak istiyorum


Yazarlarımız

 

 
Anketlerimiz
yeni öss sistemi hakkında bilginiz varmı
öss de ne ki
yok
var

 
Özel Bölümlerimiz

 
Aylık Arşiv
Haziran 2008
Ağustos 2008
Eylül 2008
Ekim 2008
Kasım 2008
Yıllık Arşiv

Kasım 2008
PzrPztSaÇaPeCuCts
1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
30

 
SosyalAğlarımız
ninng
Visit Psikoloji ve Egitim Kariyerim

PsikoKariyergrubu
Google Gruplar
PsikoKariyer grubuna kayıt ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

..ve Reklamlar

googledikeyafis
analytics
alexasayac

amung page counter page counter

teknorati


blograzzi

Psiko-Dan.com; Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Blogu
yatayadsenseb
bloglama
UYARI: Site içerisinde geçen her tür bilgi ve yaklaşım sadece okuyucuyu bilgilendirmek amacıyla kullanılmıştır.Site içerisinde geçen ilaç kullanımı ve hastalıklara yönelik tedavi yaklaşımları tamamıyla teori amaçlıdır ve profesyonel bir kurum ya da uzman bir doktor gözetiminde olmadan uygulanması sakıncalıdır.Bu konuda doğabilecek sorunlarda sitemiz hiçbir sorumluluk kabul etmeyecektir. Bilgilerinize sunarız.
Psiko-Dan.com "Psikolojık Danışma ve Rehberlik Blogu"