ŞİZOFRENİ
Günümüzde şizofreni diye adlandırılan olgu, çağlar boyunca hekimleri ve düşünürleri ilgilendirmiştir. İ.Ö. 1400 yıllarından kalma bir Hindu tapınağında şeytanların gazabına uğramış kirli, çirkin, çıplak gezen, belleğini yitirmiş ve tedirgin biçimde dolaşan bir hastadan söz edilmiştir. Ortaçağda şizofreni kavramının üstü batıl inançlarla örtülmüş ve ancak 19. yy sonlarında inceleme konusu haline gelmiştir.
Freud şizofrenik tepkilerin anksiyeteye karşı geliştirildiği görüşünü savunmuş ve şizofreni kavramına psikodinamik yönden yaklaşımın öncüsü olmuştur.
KATATONİK ŞİZOFREN: Katatoni ortaya çıkmadan önceki dönemde kişide giderek artan bir içe kapanma ve duygusal küntlük söz konusudur. Katatonik stupor da denilen bu dönemde her türlü hareket yitirilir ve kişi belirli bir beden duruşunu yitirmeksizin, heykel gibi saatlerce hatta günlerce bulunduğu yerde kalır. Gözler boş bakar, yüz ifadesiz ve tepkisizdir. İstem tümüyle yitirilmiştir, istem olmadığında da eylem olmaz.
Katatonik stupor durumunda ilkel de olsa 2 ayrı tepki gösterilir. Kimileri telkine yatkındır, kendisinden istenenlere otomatik biçimde uyar, Karşısındakinin söz ve davranışlarını anlamsızca yineler. Kolu ya da bacağına dışarıdan verilen bir durumu saatlerce koruyabilir(balmumu esnekliği). Kimileriyse uyaranlara direnir, beden durumunun değiştirilmesine karşı koyar.
Katatonik stupor süresince kişi çevresindeki olup bitenlerden habersizmiş gibi davranmasına karşın iyileştikten sonra geçmiş olayları ayrıntısıyla hatırlar. Katatonik stupor bazen birden katatonik uyarılmaya dönüşebilir. Bu dönemde kişi aşırı etkinlik durumundadır. Hızlı adımlarla dolaşır ve bağlantısız bir biçimde konuşur, haykırır, herkesin ortasında mastürbasyon yapabilir, saldırgan olabilir.
DEZORGANİZE (HEBEFRENİK) TİP ŞİZOFREN: Ego parçalanmasının en hızlı ve ağır biçimde görüldüğü bu tür şizofrenide kişi,psikoz belirtileri ortaya çıkmadan önceki yaşamda da düş kurmaya eğilimli, din ve felsefe konularıyla aşırı ilgili bir çok yönden diğer insanlardan farklı özellikler gösteren biridir. Görünür bir neden olmaksızın sırıtmalar ve hafif kahkahalar atma gözlenir. Neden güldüğüne mantık dışı yanıt verir. Çocuksu konuşma ve kıkırdama, benzer sözcüklerin sürekli yinelenmesi ya da tümden bağlantısız konuşma, anlamsız el-kol hareketleri, nedensiz kahkahayı izleyen ağlama nöbetleri, cinsel organın gösterilmesi, hezeyan ve sanrılar görülebilir. Kendisini kötü eylemlere kışkırtan ya da girişmekte suçlayan sesler duyabilir.
PARANOİD TİP ŞİZOFREN: En sık görülen türüdür. İnsan ilişkilerinde güçlük ve artan bir kuşkuculuk eğilimi ilk belirtileridir. Yoğunlaşan kuşkuculukla birlikte konu edilme hezeyanları başlar. Bir toplumda kendi aralarında gülen insanların kendisinden bahsettiğini sanabilir. Bazen radyoda ya da TV de kendinden bahsedildiğine inanır. Kişi, zamanla çevresindeki insanların kendisine komplo hazırladıklarına inanır. Araba kornalarının düşmanlarının kendisi hakkında haberleşmek için kullanıldığına inanabilir. Daha sonra kendisine olan bu aşırı ilgiye bir neden aramaya başlar. Bütün bunlar üstün niteliklere sahip olduğu için başına gelmektedir düşüncesine kapılır. Büyüklük hezeyanları geliştiren kişi dünya çapında ünlü bir bilgin olduğuna inanabilir. Böylelikle çevresindeki olayların anlaşılmazlığından kendisini kurtarmış olsa da gerçeklik kavramını yitirmiş olur. Çevresindeki insanlara zararlı olabilir. Freud ve onu izleyen çağdaş araştırmacılar paranoid şizofrenide eşcinsel çatışmaların sıklığına dikkat çekmiştir.
REZİDUEL TİP ŞİZOFREN: Hezeyanlar, sanrılar, bağlantılı konuşma ya da taşkın davranışlar gibi belirgin psikotik öğelerin bulunmamasına rağmen, bazı bozukluk belirtilerin sürmekte olduğu gözlemlenir. Duygusal küntlük, dış dünyaya kapanma, sıra dışı davranışlar, mantık dışı düşünce sık görülen belirtileridir. Hezeyan ve sanrılar sık görülse de bunlara eşlik eden duygular pek güçlü değildir.
Gelen Yorumlar
Bu dökümana henüz yorum yapılmamış, aşağıdaki formdan yorumunuzu ekleyebilirsiniz.